Blog arşivi
RSS

Blog

İngilizcede Simple Past Tense (İngilizce Geçmiş Zaman) Detaylı Konu Anlatımı

İngilizcede Simple Past Tense (İngilizce Geçmiş Zaman) Detaylı Konu Anlatımı

İngilizcede Simple Past Tense (Geçmiş Zaman), adından da anlaşılacağı gibi geçmişten bahsederken kullanılır. Günlük hayatta en sık karşılaşacağınız tenslerden bir tanesidir. Dolayısıyla, doğru bir şekilde öğrenmek önemlidir. Simple Past Tense hangi geçmiş zaman anlatımlarında kullanılır? Kısaca hangi durumda kullanıldığını anladıktan sonra örnekleri inceleyelim.

Simple Past Tense nedir?

Simple Past Tense, Türkçe karşılığı ile Geçmiş Zaman, geçmişte belirli bir zaman içerisinde başlamış ve artık sonlanmış olan eylemleri veya durumları anlatmak amacıyla kullanılan bir tenstir.

Örnek,

Yesterday, I played tennis.

Dün tenis oynadım.

Bu örnek cümlede de görüldüğü gibi tenis oynama eylemi dün gerçekleşmiş ve bitmiştir. Daha fazla örnek cümle ile anlama netlik kazandırmadan önce Simple Past Tense ile cümle yapılarına göz atalım.

Olumlu Cümle

Olumsuz Cümle

Soru Cümlesi

I played. (Ben oynadım.)

I did not play. (Ben oynamadım.)

Did I play? (Ben oynamış mıydım?)

You played. (Sen oynadın.)

You did not play. (Sen oynamadın.)

Did you play? (Sen oynamış mıydın?)

He/She/It played. (O oynadı.)

He/She/It did not play. (O oynamadı.)

Did he/she/it play? (O oynamış mıydı?)

We played. (Biz oynadık.)

We did not play. (Biz oynamadık.)

Did we play? (Biz oynamış mıydık?)

You played. (Siz oynadınız.)

You did not play. (Siz oynamadınız.)

Did you play? (Siz oynamış mıydınız?)

They played. (Onlar oynadılar.)

They did not play. (Onlar oynamadılar.)

Did they play? (Onlar oynamışlar mıydı?)


Tablodaki örnek cümlede görüldüğü gibi Simple Past Tense cümle yapısı oluşturmak için sırasıyla aşağıdaki formüller takip edilir:

Olumlu Cümle: Özne + Yüklem (3. hâli) + Nesne

I + played + tennis.

Olumsuz Cümle: Özne + Did + Not + Yüklem (1. hâli) + Nesne

I +did not (didn’t) + play + tennis.

Soru Cümlesi: Did + Özne + Yüklem (1. hâli) + Nesne?

Did + I + play + tennis?

Birçok fiil sonuna –ed eki getirilerek geçmiş zaman haline sokulur. Ancak, birçok düzensiz fiil de vardır. Bunlar her hangi bir kurala uymaz ve ezberlememiz gerekir. Sık kullanılan düzensiz fiillerin geçmiş zaman halini bir tabloda inceleyelim.

Base form

Past tense

be
begin
break
bring
buy
build
choose
come
cost
cut
do
draw
drive
eat
feel
find
get
give
go
have
hear
hold
keep
know
leave
lead
let
lie
lose
make
mean
meet
pay
put
run
say
sell
send
set
sit
speak
spend
stand
take
teach
tell
think
understand
wear
win
write

was/were
began
broke
brought
bought
built
chose
came
cost
cut
did
drew
drove
ate
felt
found
got
gave
went
had
heard
held
kept
knew
left
led
let
lay
lost
made
meant
met
paid
put
ran
said
sold
sent
set
sat
spoke
spent
stood
took
taught
told
thought
understood
wore
won
wrote



Kullanım Yerleri

Bu Tense'in kullanıldığı durumları çoğunlukla 3 grupta toplayabiliriz.

1. Geçmiş zamanda kesin belirli bir tarihte yapılan eylemlerde

I met Sarah last Saturday.
Geçen cumartesi Sarah ile buluştum.

 

Did you go to school yesterday?
Dün okula gittin mi?

 

2. Geçmiş zamanda bir süre devam eden eylemlerde

I lived in Italy for five years.
İtalya’da beş sene yaşadım.

 

They watched tv all night.
Bütün gece televizyon izlediler. 

 

3. Geçmiş zamana ait alışkanlıklarda

She played the guitar.
Gitar çalardı.

 

I studied French when I was a child.
Çocukken Fransızca okudum.



İngilizcede Geçmiş Zamanı (Simple Past Tense) kısaca özetledik. Sık sık tekrar etmeyi ve düzensiz fiilleri ezberlemeyi unutmayın. Aşağıdaki İngilizcede Zamanlar Videomuzdan Geçmiş Zaman konusunu (00:49'dan başlayarak) kısaca tekrar edebilirsiniz. İngilizceyi daha detaylı öğrenmek için eğitim setlerimizi, online kursumuzu ve diğer dil öğrenim yayınlarımızı sayfamızdan inceleyebilirsiniz.



Almanca Fiil Çekimleri

Almancada Düzensiz Fiiller

Bazı fiil çekimleri düzensizdir. Bunları ezberlememiz gerekir. Örneğin, Almancada en sık kullanılan sein (olmak) ve haben (sahip olmak) fiilleri.

Almanca Fiil Çekimleri

Fiiller sözlükte mastar halinde bulunur. Almancada fiillerin mastar halleri –en (arbeiten-çalışmak) ya da –n (wandern-gezmek) ekleri ile biterler.

Eğer mastarın son eki atılırsa, geriye fiilin kökü kalır - arbeit-, wander-. Fiil kökü her bir kişi zamiri için farklı bir son ek alır.

Şimdi bu fiillerin Geniş/Şimdiki Zamanda (Präsens) çekimlerine bakalım.

 arbeiten – arbeit-en  (çalışmak)Türkçesi
ich arbeiteBen çalışırım/çalışıyorum.
du arbeitestSen çalışırsın/çalışıyorsun.
er/sie/es arbeitetO çalışır/çalışıyor.
wir arbeitenBiz çalışırız/çalışıyoruz.
ihr arbeitetSiz çalışırsınız/çalışıyorsunuz.
Sie arbeitenOnlar çalışırlar/çalışıyorlar.

wandern– wander-n  (gezmek)Türkçesi
ich wandereBen gezerim/geziyorum.
du wanderstSen gezersin/geziyorsun.
er/sie/es wandertO gezer/geziyor.
wir wandernBiz gezeriz/geziyorsunuz.
ihr wandertSiz gezersiniz/geziyorsunuz.
Sie wandernOnlar gezerler/geziyorlar.

sein (olmak)haben (sahip olmak)
ich binich habe
du bistdu hast
er/sie/es ister/sie/es hat
wir sindwir haben
ihr seidihr habt
Sie sindSie haben

Almancayı daha detaylı öğrenmek için eğitim setleri, kitaplar ve online kurs seçeneklerimiz için Yayınlar sayfamızı incelemeyi unutmayın.

İngilizce Zamanlar (Tenseler) - İngilizcede Tüm Zamanlar Konu Anlatımı

İngilizcede Tüm Zamanlar (Tense): Konu Anlatımı

İyi İngilizce konuşabilmek için zamanları doğru öğrenmek çok önemlidir. Zamanlar (Tenses) konusunu doğru bir şekilde kavradığınızda ne seviyede olursanız olun sağlam bir iletişim kurabilirsiniz.

Bunun için, tüm İngilizce zamanları yani tensleri (tenses) bir arada göreceğiz. İlk önce İngilizce zamanları genel olarak ele alıp sonrasında pratik ve basit örneklerle konuyu detaylı bir şekilde öğreneceğiz.

İngilizce Zamanlar Kaç Tanedir?

İngilizcedeki tüm zamanlar altı temel kategoriye ayrılır:

  1. Geçmişle ilgili zamanlar
  2. Geçmişten günümüze uzanan zamanlar
  3. Şimdiki zaman
  4. Gelecekle ilgili zamanlar
  5. Geçmişten geleceğe uzanan zamanlar
  6. Geniş zaman

İngilizcede tüm zamanları altı kategoriye ayırarak bu zamanların altında yer alan tensleri anlamamız daha kolay olacaktır. Şimdi bu tenslerin tek tek isimlerini, ne anlattıklarını ve hangi durumlarda kullanıldıklarını göreceğiz. Her bir zaman için örnek cümleler vererek konuyu pekiştireceğiz.

  1. Geçmişle ilgili İngilizce zamanlar

Bu İngilizce zamanlar, geçmişte gerçekleşmiş ve bitmiş bugün ile ilgilisi olmayan olay ve durumları anlatırken kullanılır. Örneğin, tatile gittim ve döndüm. Yani, eylem gerçekleşti ve bitti. Böyle durumlarda bu kategorideki zamanlar kullanılır. Bu zamanlara ait tense isimleri aşağıdaki gibidir.

o   Past Simple

o   Past Continuous

o   Past Perfect

o   Past Perfect Continuous:

  1. Geçmişten günümüze uzanan İngilizce zamanlar

Bu bölümdeki İngilizce tensler geçmişte başlayıp şu ana kadar devam eden ya da yeni bitmiş eylem veya durumları anlatırken kullanılır. Eylemin kendisi tamamlanmış olsa bile etkisinin devam etmesi de yeterlidir. Örneğin, ödevimi önceden yaptım ama yapmış olmam hala geçerliliğini koruyor.

Bunun gibi durumlarda aşağıdaki zamanları kullanırız.

o   Present Perfect

o   Present Perfect Continuous

  1. İngilizce Şimdiki zaman

İngilizce Şimdiki Zaman şu an gerçekleşen olayları anlatmak için kullanılır. Örneğin, ben şimdi kitap okuyorum cümlesi için bu zamanı kullanırız.

o   Present Continuous

  1. Gelecekle ilgili İngilizce zamanlar

Bu bölümdeki zamanlar gelecekle ilgili durum ve eylemleri ifade eder. Örneğin, okula gideceğim tarzı bir cümle için bu zamanları kullanırız.

o   Will

o   Be Going To

o   Future Continuous

  1. Geçmişten geleceğe uzanan İngilizce zamanlar

Bu bölümdeki tenseler geçmişten geleceğe uzanan bir zamanı anlatmak için kullanılır. Örneğin, “2040 yılı itibariyle 30 yıldır İtalya’da yaşıyor olacağım”. Yani, şu an veya geçmiş ile gelecekte bir zaman arasında sonuçlanmamış bir eylem veya olayı belirtir.

o   Future Perfect

o   Future Perfect Continuous

  1. İngilizce Geniş zaman

İngilizcede Simple Present Tense Türkçede ‘Geniş Zaman’ anlamına geliyor. Kullanımı da aynı Türkçedeki gibi hobilerden, alışkanlıklardan, genel doğrulardan bahsederken kullanılır. Tenis oynarım, Sabahları erken kalkarım gibi.

o   Present Simple

İngilizce Tüm Zamanlar ile İlgili Örnek Cümleler

Şimdi yukarıda sıraladığımız zamanları tek bir örnek cümle üzerinden nasıl oluşturulduklarını bir arada görelim. “Ödev yapmak” gibi basit bir cümle ile hem tekrar yapmış olalım, hem de cümle yapılarını öğrenelim.

  1. Geçmişle ilgili zamanlar

Past Simple: I did my homework. (Ödevimi yaptım.)

Past Continuous: I was doing my homework. (Ödevimi yapıyordum.)

Past Perfect: I had done my homework. (Ödevimi yapmıştım.)

Past Perfect Continuous: (Ödevimi yapıyordum.)

  1. Geçmişten günümüze uzanan zamanlar

Present Perfect: I have done my homework. (Ödevimi yaptım.)

Present Perfect Continuous: I have been doing my homework. (Ödevimi yapıyorum.) *Bir süredir anlamı taşır.

  1. Şimdiki zaman

Present Continuous: I am doing my homework. (Ödevimi yapıyorum.)

  1. Gelecekle ilgili zamanlar

Will: I will do my homework. (Ödevimi yapacağım.)

Be Going To: I am going to do my homework. (Ödevimi yapacağım.)

Future Continuous: I will be doing my homework. (Ödevimi yapıyor olacağım.)

  1. Geçmişten geleceğe uzanan zamanlar

Future Perfect: I will have done my homework. (Ödevimi yapmış olacağım.)

Future Perfect Continuous: I will have been doing my homework. (Ödevimi yapıyor olacağım.)

  • Geniş zaman

Present Simple: I do my homework. (Ödevimi  yaparım.)

İngilizce Zamanların Farkları

Bazı İngilizce zamanların karşılığı Türkçede yoktur. Eğer Türkçe çevirileri üzerinden öğrenirsek doğru zamanı kullanmakta sıkıntı yaşayabiliriz. Örneğin, İngilizcede gelecek zaman için hem “will” hem de “going to” kalıplarını kullanabiliriz. Halbuki, Türkçede geleceği ifade etmek için fiile –ecek/-acak eklerini eklememiz yeterli oluyor. Şimdi, İngilizcede çok karıştırılan zamanları ve bunları nasıl ayırt edebileceğimizi örnekler ile göreceğiz.

Past Simple ve Present Perfect Farkı

Bu iki zamanın Türkçe çevirileri aynıdır, ancak Past Simple ve Present Perfect arasında anlam bakımından çok büyük farklılıklar vardır. Past Simple geçmişi, Present Perfect günümüzü ilgilendirir.

Örneğin,

Past Simple: I lost my key. (Anahtarımı kaybettim.)

Present Perfect: I have lost my key. (Anahtarımı kaybettim.)

Yukarıdaki iki cümlenin çevirilerine baktığımızda anlam farklarını ayırt edemiyoruz. Bilmemiz gereken anlam farkı şu şekildedir: İlk cümle geçmişte belirli bir zamanda anahtarın kaybolduğunu ifade eder. Şu an kayıp olup olmadığı ile ilgili bir bilgi içermez. İkinci cümle ise anahtarın geçmişte kaybolduğunu ve günümüzde de hala kayıp durumda olduğunu bize anlatır.

Yani, Past Simple’da söylenen olaylar geçmişte olmuş ve günümüzde artık etkisi kalmamıştır. Ancak Present Perfect’te söylenen olaylar geçmişte olmasına rağmen günümüzü etkilemeye devam eder.

Past Continuous ve Past Perfect Continuous Farkı

Past Perfect geçmişte başlamış ve belli bir zamana kadar gerçekleşmiş olayları anlatmak için kullanırız. Past Perfect Continuous ise yine geçmişte başlamış ve belli bir zamana kadar gerçekleşmiş sürekli eylemlerden bahsedilirken kullanılır. Geçmişte belli bir zamana kadar yaptığımız, buradan sonra da yapmaya devam ettiğimiz eylemler için kullanırız.

o   Past Continuous: I was reading a book when my mom came. (Annem geldiğinde kitap okuyordum.)

o   Past Perfect Continuous: I had been reading a book for 2 hours when my mom came. (Annem geldiğinde iki saattir kitap okuyordum.)

Birinci cümle annem geldiği esnada kitap okuduğumu anlatıyor, ne zamandır okuduğumla ilgili bir bilgi içermiyor. Tam o esnada ne olduğunu anlatmaya yarıyor. İkinci cümlede ise annem vardığında iki saattir kitap okuduğumu ifade ediyor. Eylemin bir süredir devam ettiğini vurgulamak istediğimizde Past Continuous değil Past Perfect Continuous kullanmamız gerekir.

Will ve Be Going To Farkı

Bu iki kullanım kafa karıştırsa da aslında aralarında basit bir fark vardır. Planlanmamış, spontane gelişen kararlar için “will” kullanılır. Daha kesin ve planlı olayları anlatmak için “going to” kullanılır.

o   I will get a cup of tea. (Çay alacağım.)

o   I am going to go to the gym today. (Bugün spora gideceğim.)

İlk cümlede o an verilen bir karar söz konusu iken, ikinci cümle daha planlı bir eylemi anlatmaktadır.

Future Continuous ve  Future Perfect Continuous Farkı

Future Continuous gelecekte belirli bir anda gerçekleşecek olan eylemleri vurgularken, Future Perfect Continuous gelecekte gerçekleşecek bahsi geçen eylemin öncesindeki süreyi vurgular. Aradaki farkı anlamak için aşağıdaki örnekleri inceleyin.

o   Future Continuous: She will be sleeping at six o’clock.

o   Future Perfect Continuous: At six o’clock, she will have been sleeping for ten hours.

Umarız İngilizce Zamanlar konusu daha net bir şekilde anlaşılmıştır. Daha detaylı bilgi edinmek ve pratik yapmak için Yayınlar sayfasından  İngilizce kitap ve kurslarımızı inceleyebilirsiniz.

Almanca Kelimeler

Almanca dili yaklaşık 300000 kelimeye sahiptir. Ancak akıcı Almanca konuşabilmek için en fazla 10000 kelime bilmek yeterlidir. Almanca en çok kullanılan ilk 100 kelimeyi bilen biri dilin yarısına yakınını anlayabilir. Aşağıda günlük hayatta Almanca konuşurken en çok işimize yaracak kelimelerden 10 tanesini veriyoruz.

Almanca 10 Kelime

Çok kullanılan ve günlük hayatta karşımıza çıkacak 10 Almanca Kelime şöyledir:

Almanca KelimeAnlamı
HalloMerhaba
JaEvet
NeinHayır
DankeTeşekkür ederim
TschüssGüle güle, hoşçakal
LiebeAşk
HundKöpek
KatzeKedi
IchBen
DuSen

İngilizce Günler, Aylar, Mevsimler

İngilizce gündelik konuşmaları anlayabilmemiz için İngilizce günler, aylar ve mevsimleri çok iyi bilmemiz gerekmektedir.

İngilizce Günler

Öncelikle İngilizce günler tablosuyla başlayalım. İngilizce günler yazılırken ilk harf büyük yazılır. Pazartesi gününden başlayarak İngilizce günler şöyledir:

GünlerTürkçesiKısaltması
MondayPazartesiMon.
TuesdaySalıTue.
WednesdayÇarşambaWed.
ThursdayPerşembeThu.
FridayCumaFri.
SaturdayCumartesiSat.
SundayPazarSun.

İngilizce günler cümle içinde "on" edatıyla kullanılırlar.

Örnek:

We don't go to school on Sundays.

Pazar günleri okula gitmiyoruz.

I have to go to work on Monday.

Pazartesi işe gitmem lazım.

İngilizce Aylar

İngilizce aylar yazılırken İngilizce günlerde olduğu gibi ilk harf büyük yazılır. Ocak ayından başlayarak İngilizce aylar şu şekildedir:

AylarTürkçesiKısaltması
JanuaryOcakJan.
FebruaryŞubatFeb.
MarchMartMar.
AprilNisanApr.
MayMayısMay
JuneHaziranJun.
JulyTemmuzJul.
AugustAğustosAug.
SeptemberEylülSep.
OctoberEkimOct.
NovemberKasımNov.
DecemberAralıkDec.

İngilizce aylar cümle içinde "in" edatıyla kullanılırlar.

Örnek:

We go on holiday in July.

Temmuz'da tatile gidiyoruz.

School starts in September.

Okul Eylül'de başlıyor

İngilizce Mevsimler

İngilizce mevsimler yazılırken ilk harf İngilizce günler ve İngilizce Aylar gibi büyük yazılmaz, küçük yazılır.

MevsimlerTürkçesi
fall (autumn)sonbahar
winterkış
springilkbahar
summeryaz

İngilizce mevsimler cümle içinde kullanılırken İngilizce aylar gibi "in" edatıyla kullanılırlar.

Örnek:

We go skiing in winter.

Kışın kayağa gideriz.

It is hot in summer.

Yazın hava sıcaktır.

Özet

İngilizce günler, aylar ve mevsimler konusunu öğrenmiş bulunuyoruz. Aklınızda kalması için tabloları baştan sona birkaç defa tekrarlamanızda fayda var. Hatırlamamız gereken kurallar: İngilizce günler ve aylar yazılırken ilk harf büyük, İngilizce mevsimler yazılırken ilk harf küçük yazılır. İngilizce günler cümle içinde "on" edatıyla, İngilizce aylar ve İngilizce mevsimler cümle içinde "in" edatıyla kullanılırlar.

Rusça Alfabe (Rus Kiril Alfabesi) ve Okunuşları

Rus alfabesi Kiril alfabesinden türemiştir ve 33 harften oluşur.

HarfOkunuşu
А аa
Б бbe
В вve
Г гge
Д дde
Е еye
Ё ёyo
Ж жje
З зze
И иi
Й йiy
К кka
Л лel
М мem
Н нen
О оо
П пpe
Р рer
С сes
Т тte
У уu
Ф фef
Х хha
Ц цtse
Ч чçe
Ш шşa
Щ щşı
ъ ъKalınlaştırma-sertleştirme işaretidir.
Ы ыI
ь ьİnceltme-yumuşatma işaretidir.
Э эe
Ю юyu veya ü
Я яya

Rus alfabesi her ne kadar komplike gibi gözükse de harflerin okunuşları çoğunlukla yazıldığı gibidir. Dolayısıyla rus alfabesini öğrenmek göründüğü kadar zor değildir. Rusça öğrenmenin asıl zorluğu padejler (ismin halleri) ve bazı rusça kelimelerin akılda kalmasının zorluğudur.

Notlar:

"Е, e" harfi kelime başında ve kelime içinde ünlülerden sonra [ye] olarak okunurken kelime içerisinde ünsüzlerden sonra [e] olarak okunur. örn: Елена [Yelena]

"Ё, ё" harfi de kelime başında ve kelime içinde ünlülerden sonra [yo'] olarak okunurken kelime içerisinde ünsüzlerden sonra [ö] sesini karşılamaktadır. örn: ёлка [yo'lka] "Yılbaşı ağacı".

"Э" harfi genellikle kelime başında bulunur ve [e] sesini karşılamak için kullanılır. örn: экватор [ekvator]

İngilizcede Present Perfect Tense Nedir, Nasıl Kullanılır: Detaylı Konu Anlatımı

Türkçede Present Perfect Tense’in tam bir karşılığı bulunmadığı için genellikle Türk öğrenciler İngilizce öğrenirken bu zamanı kullanmakta zorlanırlar. Nerede kullanılacağı, yine geçmiş zamanı anlatan Simple Past Tense ile sıkça karıştırılır. Bu iki zamanın Türkçeye çevriliş şekilleri benzese de kullanım alanları farklıdır ve İngilizcede günlük hayatta çok yaygın kullanılan Present Perfect Tense'in doğru kullanım şeklini anlamak gerekir. Bu derste basit örnekler ve pratik bir anlatımla Present Perfect Tense nedir ve nasıl kullanılır inceleyelim.

Present Perfect Tense Nedir?

Present Perfect Tense, geçmişte meydana gelmiş olan, etkileri hala devam eden bir durumu ya da olayı ifade etmek için kullanılan zaman dilimidir. Şunu unutmamak gerekir; Present Perfect Tense ile yapılan cümlelerde geçmişte yapılan işin ne zaman yapıldığı değil, özellikle yapılmış olup olmadığı önemlidir.

Present Perfect Tense'in kullanılım alanlarını örnek cümlelerle incelemeden önce Present Perfect Tense ile cümle yapılarına göz atalım.

Present Perfect Tense Olumlu, Olumsuz ve Soru Cümle Yapısı

Olumlu CümleOlumsuz CümleSoru Cümlesi
I have played. (Ben oynadım.)I have not played. (Ben oynamadım.)Have I played? (Ben oynadım mı?)
You have played. (Sen oynadın.)You have not played. (Sen oynamadın.)Have you played? (Sen oynadın mı?)
He/She/It has played. (O oynadı.)He/She/It has not played. (O oynamadı.)Has he/she/it played? (O oynadı mı?)
We have played. (Biz oynadık.)We have not played. (Biz oynamadık.)Have we played? (Biz oynadık mı?)
You have played. (Siz oynadınız.)You have not played. (Siz oynamadınız.)Have you played? (Siz oynadınız mı?)
They have played. (Onlar oynadılar.)They have not played. (Onlar oynamadılar.)Have they played? (Onlar oynadı mı?)

Yukarıdaki tablomuzda gördüğünüz gibi Present Perfect Tense bir cümle kurarken önce cümlenin başına özne gelir, yanına uygun yardımcı fiil seçilir ve son olarak fiilin 3. hali kullanılır. Tabloda da görüldüğü üzere bu tense Türkçeye Geçmiş Zaman olarak çevrilir. Aslında aralarında anlam farkı vardır. Bu farkı tam olarak anlayabilmek için hangi durumlarda kullanıldığına bakacağız şimdi.

Kullanım Yerleri

Şimdi Present Perfect Tense’in kullanım yerlerine bakalım. Present Perfect Tense geçmişte başlayıp hala devam eden olaylarda, daha önce yaşanmış deneyimler ve tecrübeleri aktarırken ve “just, yet, already, since, for, ever/never” gibi edatlarla kaşımıza çıkar.

Geçmişte başlayıp hala devam eden olaylar

En yaygın kullanım alanı, geçmişte başlamış ve etkileri hala devam eden eylem ve durumlar için kullanımıdır.

Örnekler:

I have been ill for two weeks. (İki haftadır hastayım.)

Hastalığım iki hafta önce başladı. Hala devam ediyor.

I have known Marta since 1985. (Marta'yı 1985'ten beri tanıyorum.)

Marta ile 1985'te tanıştım. Onu hala tanıyorum.

They have been here since 5 pm. (Saat 5'ten beri buradalar.)

Saat 5'te geldiler ve hala buradalar.

She has danced for a month. (Bir aydır dans ediyor.)

Bir ay önce dans etmeye başladı, hala ediyor.

Örneklerde de görüldüğü üzere bitmemiş devam eden eylemler ile Present Perfect Tense kullanımında çoğu zaman since ve for edatları karşımıza çıkar. Since geçmişteki belirli bir zamanı, for ise belirli bir zaman dilimi, bir süreci ifade eder.

Önceden yaşanmış deneyimler ve tecrübeler

Burada bir şeyin ne zaman yapıldığından ziyade yapılıp yapılmadığı ile ilgileniyoruz.

Örnekler:

I have been to London. (Londra’ya gittim.)

Londra'ya gitmişliğim (gitme tecrübem) var.

I have lived in Paris. (Paris’te yaşadım.)

Paris'te yaşamışlığım var.

Have you ever eaten Thai food? (Hiç Tai yemeği yedin mi?)

Tai yemeği yemişliğin var mı?

He has never been to America. (O Amerika'ya hiç gitmedi.)

Onun Amerika'ya gitmişliği yok.

Örneklerde de gördüğümüz gibi günümüze kadar devam eden tecrübeleri ifade ederken, sıklıkla ever (hiç) zarfını kullanırız. Olumsuz yapıda ise never (hiç) zarfını kullanırız.

Just, Yet, Already

Yukarıdaki örnek cümlelerde since, for, never ve ever edatlarının Present Perfect Tense ile yapılan cümlelerde kullanıldıklarını gördük. Bunların dışında, bu zaman diliminde just,yet ve already edatları da sıkça kullanılır. Bunları tanımak ve doğru kullanmak önemlidir.

Just: henüz, az önce, yeni

I have just finished my homework. (Ödevimi yeni bitirdim.)

Yet: daha, henüz. Genellikle olumsuz cümlelere eklenir ve cümlenin sonunda kullanılır.

The teacher hasn't arrived yet. (Öğretmen henüz gelmedi.)

Already: çoktan, önceden

The train has already left. (Tren çoktan kalktı.)

Dikkat edin!

Present Perfect Tense tamamlanmışlık belirten zaman ifadeleriyle kullanılmaz! Böyle durumlarda Present Perfect yerine Simple Past kullanmak gerekir.

Örnek:

YANLIŞ: I have been to school yesterday.

DOĞRU: I went to school yesterday.

Present Perfect yerine Simple Past kullandık.

Umarız Present Perfect Tense bu bilgiler ışığında biraz daha net anlaşılmıştır. İngilizceyi eksiksiz öğrenmek için gramer konularını kavramak kadar pratik yapmak ve kelime haznenizi genişletmek de önemlidir. Bunun için FONO Yayınları İngilizce online kurs ve İngilizce eğitim seti seçeneklerini incelemenizi tavsiye ederiz.

İngilizcede Past Perfect Tense Nedir, Nasıl Kullanılır: Detaylı Konu Anlatımı

İngilizcede Past Perfect Tense geçmiş zamandan bahsederken kullanılan tenslerden bir tanesidir. Günlük hayatta diğer geçmiş fiil zamanlarına göre seyrek de kullanılsa doğru kullanımını kavramak oldukça önemlidir. Öncelikle, bu zamanın tam olarak Türkçe karşılığı olmadığını belirtmekte fayda var. Peki öyleyse, Past Perfect Tense hangi geçmiş zaman anlatımlarında kullanılır? Hep birlikte önce Past Perfect Tense nedir anladıktan sonra nasıl kullanıldığını örneklerle birlikte inceleyelim.

Past Perfect Tense nedir?

Past Perfect, geçmişte yaşanmış ve bitmiş olaylardan bahsederken kullanılır. Past Perfect, Türkçeye tam olarak çevrilemeyen bir kalıp olsa da –miş’li geçmiş zaman anlamı taşımaktadır.

Past perfect tense cümlelerde yapılan iş kesinlikle bitmiş olmalıdır. Dolayısıyla, cümleye basit geçmiş zamanda (Simple Past) gerçekleşen bir eylem ile başlanırsa, bu olaydan önce gerçekleşen bir durumu anlatmak için Past Perfect kullanılır.

Örnek:

I didn't go to the film. I had seen it already.
(Filme gitmedim. Daha önce görmüştüm.)

Bu örnek cümlede de görüldüğü gibi filmi seyretmiş olma eylemi önce gerçekleşmiştir. Önce geçmiş zamanda gerçekleşen eylem yani Simple Past ile cümle başlıyor. (Filme gitmedim.) Sonrasında ise, bu durumdan da önce gerçekleşen olay Past Perfect ile ifade ediliyor. (Daha önce görmüştüm.)

Daha fazla örnek cümle ile anlama netlik kazandırmadan önce Past Perfect Tense ile cümle yapılarına göz atalım.

Olumlu CümleOlumsuz CümleSoru Cümlesi
I had played. (Ben oynamıştım.)I had not played. (Ben oynamamıştım.)Had I played? (Ben oynamış mıydım?)
You had played. (Sen oynamıştın.)You had not played. (Sen oynamamıştın.)Had you played? (Sen oynamış mıydın?)
He/She/It had played. (O oynamıştı.)He/She/It had not played. (O oynamamıştı.)Had he/she/it played? (O oynamış mıydı?)
We had played. (Biz oynamıştık.)We had not played. (Biz oynamamıştık.)Had we played? (Biz oynamış mıydık?)
You had played. (Siz oynamıştınız.)You had not played. (Sen oynamamıştın.)Had you played? (Siz oynamış mıydınız?)
They had played. (Onlar oynamışlardı.)They had not played. (Onlar oynamamıştı.)Had they played? (Onlar oynamışlar mıydı?)

Tablodaki örnek cümlede görüldüğü gibi Past Perfect Cümle yapısı oluşturmak için sırasıyla aşağıdaki formüller takip edilir:

Olumlu Cümle: Özne + Had + Yüklem (3. hâli) + Nesne

  • I + had + played + football.

Olumsuz Cümle: Özne + Had + Not + Yüklem (3. hâli) + Nesne

  • I +had not (hadn't) + played + football.

Soru Cümlesi: Had + Özne + Yüklem (3. hâli) + Nesne?

  • Had + I + played + football?

Kullanım Yerleri

Şimdi Past Perfect Tense’in kullanım yerlerine bakalım. Past Perfect Tense geçmişte ard arda gerçekleşen iki olaydan önce olanı anlatırken, geçmişte belirli bir eylem veya zamandan önceki süreci anlatırken, yapmayı planladığımız veya ümit ettiğimiz ancak yapamadığımız eylemleri anlatmak için kullanırız.

Geçmişte arda arda gerçekleşen iki olaydan önce olanı anlatırken

She had waved goodbye before she left. (Gitmeden önce el sallamıştı.)

Yukarıdaki cümlede eylemlerin oluş sırasına bakalım.

Birinci eylem: She had waved goodbye.

İkinci eylem: She left.

El sallama eylemi gitmeden önce gerçekleşmiştir.

Diğer örnekler:

We went shopping after we had finished work. (İşi bitirdikten sonra alışverişe gitmiştik.)

Ryan went to the party to see Carolin but she had left. (Ryan Carolin’i görmek için partiye gitti ama o gitmişti.)

They were broke, they had spent all their money. (Onlar beş parasızdı, tüm paralarını harcamışlardı.)

Geçmişte belirli bir eylem veya zamandan önceki süreci anlatırken

By the time I graduated, I had lived in Milan for over four years. (Mezun olduğumda, dört yılı aşkın süredir Milano'da yaşamış durumdaydım.)

She had been a doctor for 25 years when she got retired. (O emekli olduğunda 25 yıllık doktordu.)

We had known her for 10 years before she passed away. (O vefat ettiğinde onu 10 yıldır tanıyorduk.)

Geçmişte planlamış ama yapılmamış eylemleri anlatırken

I wanted ask a question to the teacher but she had already left. (Öğretmene soru sormak istedim ama çoktan gitmişti.

I had wanted to buy a pair of shoes but the store was closed. (Bir çift ayakkabı almak istemiştim ama dükkan kapalıydı.)

He hadn't scored high in the exam. (Sınavdan yüksek puan almamıştı.)

Umarız Past Perfect konusu daha net bir şekilde anlaşılmıştır. Daha detaylı bilgi edinmek ve pratik yapmak için FONO Yayınları sitemizden İngilizce kitap ve kurslarımızı inceleyebilirsiniz.

İngilizce Was Were Kullanımı, Örnek Cümleler

Was ve were İngilizcede çok sık kullanılan sözcüklerdir ve günlük hayatta sürekli karşımıza çıkarlar. Dolayısıyla, aralarındaki farkları ve kullanım alanlarını iyi kavramak önemlidir. Kısaca, was ve were nedir sorusuna şu şekilde cevap verebiliriz: Was ve were "to be" fiilinin geçmiş zaman halleridir. Hangisini kullanacağımız eylemi gerçekleştiren özneye göre değişiklik gösterir. Genellikle, was tekil öznelerle, were çoğul öznelerle kullanılır. İstisnai durumlara dikkat etmek gerekir. Gelin bu yazımızda kullanım şekillerini ve alanlarını birlikte detaylı inceleyelim.

Was Were Kullanım Şekilleri

Bir durumu anlatırken was mı yoksa were mü kullanacağınıza karar verebilmek için özneye bakmamız gerekir.

Was‘ın birlikte kullanıldığı zamirler I, he, she ve it’dir. Were‘ün birlikte kullanıldığı zamirler you, we ve they‘dir.

Geniş ZamanGeçmiş Zaman
I amI was
You areYou were
He/she/it isHe/she/it was
We areWe were
You areYou were
They areThey were

Hangi zamirlerle was, hangi zamirlerle were kullanıldığını yukarıdaki tabloda gördük. Şimdi olumlu, olumsuz ve soru cümlelerindeki yapıları bir arada inceleyelim.

Was ve Were ile Olumlu, Olumsuz ve Soru Cümlesi Yapıları

Olumlu CümleOlumsuz CümleSoru Cümlesi
I was tired. (Ben yorgundum.)I was not tired. (Ben yorgun değildim.)Was I tired? (Ben yorgun muydum?)
You were tired. (Sen yorgundun.)You were not tired. (Sen yorgun değildin.)Were you tired? (Sen yorgun muydun?)
He/she/it was tired. (O yorgundu.)He/she/it was not tired. (O yorgun değildi.)Was he/she/it tired? (O yorgun muydu?)
We were tired. (Biz yorgunduk.)We were not tired. (Biz yorgun değildik.)Were we tired? (Biz yorgun muyduk?)
You were tired. (Siz yorgundunuz.)You were not tired. (Siz yorgun değildiniz.)Were you tired? (Siz yorgun muydunuz?)
They were tired. (Onlar yorgundu.)They were not tired. (Onlar yorgun değillerdi.)Were they tired? (Onlar yorgunlar mıydı?)

  • Olumlu Cümlelerde Kullanım

Kalıp: Özne + Yardımcı Fiil (was/ were) + Nesne/ Fiil + Zaman Eki

Örnek: My son + was + ill + yesterday. (Oğlum dün hastaydı.)

  • Olumsuz Cümlelerde Kullanım

Kalıp: Özne + Yardımcı Fiil (was/ were) + Olumsuzluk Eki (not) + Nesne/ Fiil + Zaman Eki

Örnek: He + was + not + very successful at school + last year. (Geçen sene okulda çok başarılı değildi.)

  • Soru Cümlelerinde Kullanım

Kalıp: Yardımcı Fiil (was/ were) + Özne + Nesne/ Fiil + Zaman Eki +?

Örnek: Were + your friends + at the party + two days ago +? (İki gün önce arkadaşların partide miydi?)

Was Were Kullanım Yerleri Nerelerdir?

Was ve were yardımcı fiilleri yukarıda da belirttiğimiz gibi geniş zaman çekimli am, is, are yardımcı fiillerinin past, yani geçmiş zaman halidir. Kısacası was ve were de aynı am, is are gibi ‘to be’ fiili çekimlenerek oluşturulur. Şimdi was were konu anlatımı ile kullanım alanlarını inceleyelim.

O halde was ve were nerelerde kullanılıyor?

Was ve were geçmiş zamanla ilgili konuşurken, past continuous tense ile yapılan cümlelerle ve dilek kipi olarak if ya da wish kalıplarının geçtiği cümlelerde kullanılır.

  • Geçmiş zamanla ilgili bir durumdan bahsederken

Örnek: Elena was the guest speaker at the event last month. (Elena geçen ay etkinlikte misafir konuşmacıydı.)

  • Past Continuous Tense ile kurulan cümlelerde yardımcı fiil olarak

Örnek: I was talking on the phone when you entered the house. (Sen eve girdiğinde telefonla konuşuyordum.)

  • Dilek kipi olarak if ya da wish kalıplarının geçtiği cümlelerde

Örnek: I wish you were here with us. (Keşke burada bizimle olsaydın.)

If your mom wasn't angry she would't have yelled at you. (Annen kızgın olmasaydı, sana bağırmazdı.)

Was ve Were ile Kısa Cevaplar

Soru: Were you at home last night? (Dün gece evde miydin?)

Kısa cevaplar:

Yes, I was. (Evet)

No, I wasn't. (Hayır)

Soru: Were the babies crying? (Bebekler ağlıyor muydu?)

Kısa Cevaplar:

Yes, they were. (Evet)

No, they weren't. (Hayır)

İngilizcede "to be" fiilinin geçmiş zaman hali olan was/were sözcüklerinin ne olduklarını ve nasıl kullanıldıklarını kısaca özetledik. Aşağıdaki videomuzda geçmiş zamanla ilgili başka örnekler (00:49'dan başlayarak) bulabilirsiniz. Daha detaylı konu anlatımı ve İngilizceyi baştan sona öğrenmek için yayınlarımızı inceleyebilirsiniz.



İngilizce Present Continuous Tense (Şimdiki Zaman)

Present Continuous Tense Türkçedeki Şimdiki Zamanı ifade eder. Şu an gerçekleşmekte olan eylemleri anlatırken kullanılır. Present Continuous Tense İngilizcede günlük hayatta en sık kullanılan zamanlardan birisidir. Şimdi bununla ilgili dikkat edilmesi gereken konuları detaylı bir şekilde inceleyelim.

Öncelikle, bu zamanın cümle yapısına aşağıdaki tabloda göz atalım.

Present Continuous Tense Olumlu, Olumsuz, Soru Cümleleri Tablo

Olumlu CümleOlumsuz CümleSoru Cümlesi
I am going. (Ben gidiyorum.)I am not going. (Ben gitmiyorum.)Am I going? (Ben gidiyor muyum?
You are going. (Sen gidiyorsun.)You are not going. (Sen gitmiyorsun.)Are you going? (Sen gidiyor musun?
He/She/It is going. (O gidiyor.)He/She/It is not going. (O gitmiyor.)Is he/she/it going? (O gidiyor mu?)
We are going. (Biz gidiyoruz.)We are not going. (Biz gitmiyoruz.)Are we going? (Biz gidiyor muyuz?)
You are going. (Siz gidiyorsunuz.)You are not going. (Siz gitmiyorsunuz.)Are you going? (Siz gidiyor musunuz?)
They are going. (Onlar gidiyorlar.)They are not going. (Onlar gitmiyorlar.)Are they going? (Onlar gidiyorlar mı?)

Tablodaki örnek cümlede de görüldüğü gibi Present Continuous ile cümle oluşturmak için sırasıyla aşağıdaki formüller takip edilir:

Olumlu cümle için: Özne + Yardımcı Fiil (am, is, are) + Fiil-ing + Nesne

I + am + going + home. (Eve gidiyorum.)

Olumsuz cümle için: Özne + Yardımcı Fiil (am, is are) + not + Fiil-ing + Nesne

I + am not + going + home. (Eve gitmiyorum.)

Soru Cümlesi için: Yardımcı Fiil (am, is are) + Özne + Fiil-ing + Nesne

Am + I + going + home? (Eve gidiyor muyum?)

Kullanım Yerleri

Şimdi Present Continuous Tense'in kullanım yerlerine bakalım. Bu zamanı konuşma anında gerçekleşen eylem ve durumlardan bahsederken, halen devam eden uzun süreli olaylar için, önceden planlanan ve yakın gelecekte gerçekleşecek olaylar için kullanırız.

I am riding a bike.
(Bisiklet sürüyorum.)

Konuşma anında gerçekleşen eylem ve durumlar için

My son isn't sleeping now. He is playing with his toys. (Oğlum şu an uyumuyor. 0yuncaklarıyla oynuyor.)

Are you going to the supermarket now? (Markete şimdi mi gidiyorsun?)

I am listening to the music. (Müzik dinliyorum.)

My mom is cooking pasta for lunch. (Annem öğle yemeği için makarna pişiriyor.)

Halen devam eden uzun süreli olaylar için

He is studying economy. (O ekonomi okuyor.)

I am learning English. (İngilizce öğreniyorum.)

They are working on a project. (Bir proje üzerinde çalışıyorlar.)

Önceden planlanan ve yakın gelecekte gerçekleşecek olaylar için

Are you coming with us tonight? (Bu gece bizimle geliyor musun?)

My daughter is moving to Italy. (Kızım bu yaz İtalya'ya taşınıyor.)

I am meeting with my friend later. (Sonra arkadaşımla buluşuyorum.)

Present Continuous Tense ile Kullanılmayan Fiiller

Bazı fiiller Present Continuous ile kullanılmaz. State Verbs olarak da adlandırılan bu fiiller +ing eki almazlar. Bu fiillerle gerçekleşen cümleler anlam olarak şimdiki zaman anlamını taşısa da Present Continuous tense cümle yapısıyla kullanılmazlar.

Örnek:

  • I am hating you. (YANLIŞ)
  • I hate you. (DOĞRU)

  • I am loving cookies. (YANLIŞ)
  • I love cookies. (DOĞRU)

State Verb'lerden bazılarını aşağıdaki listede görebilirsiniz.

Emotional State (Duygusal Durumlar)

  • love
  • like
  • hate
  • dislike
  • mind
  • want
  • care
  • fear
  • wish
  • prefer
  • appreciate

Mental State (Zihinsel Durumlar)

  • notice
  • know
  • remember
  • imagine
  • understand
  • recognize
  • forget
  • believe
  • suppose
  • think

Sense, Perception (Duyular, Algılama)

  • feel
  • smell
  • hear
  • taste
  • see

Diğer Fiiller

  • look
  • seem
  • appear
  • sound
  • be
  • have