RSS

Blog

İngilizce Alt Yazılı Dizi İzleyerek İngilizcenizi Geliştirin - 10 Netflix Dizi Önerisi

İngilizcenizi Geliştirmeniz için En İyi 10 Netflix Dizisi

 

Son yıllarda birçoğumuz boş zamanımızı dizi izleyerek değerlendiriyoruz. Dizi izlemek sadece eğlenceli bir aktivite değil aynı zamanda farklı bilgiler edinmek ve yabancı dilinizi geliştirmek için de oldukça faydalı.

İngilizceyi geliştirmenin belki de en önemli yöntemlerinden biri İngilizceye maruz kalmak. Hepimizin sık sık yurt dışına gitme, orada yaşama veya ana dili İngilizce olan biriyle sohbet etme fırsatı olmayabilir. Neyse ki, diziler imdadımıza yetişiyor. Gramer kurallarını öğrenmek ne kadar önemliyse konuşabilmek ve konuşulanı anlamak da o kadar önemli. Dizileri izlerken konuşmalara kulak kesilmenizi tavsiye ederiz. Bilmediğiniz kalıpları geri alıp tekrar tekrar dinlemeye ve aklınızda tutmaya çalışın. Eğer imkanınız varsa alt yazıları da bazen İngilizce açmanız faydalı olacaktır.

Patlamış mısırlarınızı şimdiden hazırlayın ve listemizi okuduktan sonra kendinize uygun olan diziyi seçip öğrenmeye başlayın!

 

1. Breaking Bad

 

İngilizcenizi geliştirebileceğiniz yabancı diziler listemize efsanevi Breaking Bad dizisi ile başlıyoruz. 9.4 imdb puanı ile şüphesiz gelmiş geçmiş en beğenilen dizilerden. 50 yaşında lisede kimya öğretmeni olan Walter maddi açıdan ailesinin gereksinimlerini karşılayabilmek için araba yıkamacısında ek iş yapmaktadır ancak bir süre sonra ileri derecede akciğer kanseri olduğunu ve çok kısa bir ömrünün kaldığını öğrenir. Ailesine daha çok para bırakabilmek için kimya bilgilerini uyuşturucu yapımında kullanmaya karar ve macera tam da burada başlar. Walter’ın tane tane konuştuğu İngilizcesi çok faydalı olacak ve her bölümü soluksuz izleyeceksiniz. Hala izlemediyseniz mutlaka izlenecekler listenize almayı unutmayın.

 

2. Friends

 

Friends dizisini duymayanınız yoktur. Çok sevilen ve tam on sezon süren dizi Amerikan sitcom türündedir. Manhattan’da yaşayan geçmişleri bir şekilde kesişmiş bir grup arkadaşın hayatını konu alır. İçinizi ısıtacak, daha önce izlediyseniz bile tekrar tekrar izlenecek türden bir dizi. Ayrıca, İngilizcenizi eğlenceli bir şekilde geliştirmek ve Amerikan İngilizcesini yakından tanıma fırsatı yakalamanız için çok faydalı bir kaynak olacağını garanti ederiz.

 

3. The Crown

 

Özellikle tarihi ve dönem dizilerini sevenler için muhteşem bir dizi. Dizi, Kraliçe II. Elizabeth'in saltanat dönemini anlatan bir biyografi hikâyesidir. II. Dünya Savaşı’nın yarattığı yıkımın ardından İngiltere siyasi karışıklık içindedir ve bu zorlu dönemde tahta bir kadın geçmektedir. II. Elizabeth'in tahta geçmesi ile yeni bir dönem başlayacaktır. Kraliçe II. Elizabeth'in tahttaki ilk yıllarının perde arkasının konu edildiği dizide, siyasi rekabetler, aşk ve 20. Yüzyılın ikinci yarısına şekil veren olaylar anlatılıyor. Bu dizi sayesinde sadece İngilizcenizi geliştirmekle kalmayıp tarihle ilgili de önemli bilgiler edineceksiniz.

 

4. Stranger Things

 

Her yaştan seyircinin ilgisini çekecek olsa da bilim kurgu ve korku tutkunu gençlerin özellikle seveceği bir diziye atlayalım. Stranger Things dizisi kaybolan arkadaşlarını arayan 3 çocuk ve onlara yardım eden olağanüstü yeteneklere sahip başka bir çocuğu konu alıyor. 80’lere merakınız varsa kaçırmayın deriz çünkü hikaye bu yıllarda geçiyor. Kısa ve anlaşılır konuşma diline sahip bu diziyle hem İngilizcenizi geliştirecek hem de  heyecanlı dakikalar geçireceksiniz.

 

5. The Queen’s Gambit

 

Sırada diğerlerine göre daha yeni bir dizi var. The Queen’s Gambit dizisi  1950’li yıllarda Kentucky’de bir yetimhanede büyüyen satranç dâhisi bir kız Beth Harmon’un hikayesini anlatıyor. Dizinin ana konusu satranç gibi gözükse de dizide kadın hakları üzerine de vurgular vardır. Ayrıca, Beth’in çocukluktan yetişkinliğe yaşadığı süreci anlattığından farklı dönemlere ait mekân ve kostümler de ilginizi çekecek. Kullanılan İngilizcenin sade ve anlaşılır olmasının yanı sıra satranç meraklıları için terimlerin İngilizcelerini de öğrenmek eğlenceli olacaktır.

 

6. Suits

 

Hukuk terimleri barındıran bir dizi olan Suits ile listemize devam edelim. Bir dahi olan Mike hukuk fakültesinden atılır. Harvard mezunu Harvey Specter ile Mike’ın yolu NewYork’ta kesişir. Harika bir fotografik hafızaya sahip olan Mike Harvey tarafından hemen fark edilir. İkilinin birlikte çalışmaya başlamasıyla olaylar başlar. Merak etmeyin bu diziyi keyifle izlemek için hukuk sevmeniz gerekmiyor, son derece hızlı bir tempoda ilerleyen bu dizi İngilizcenizi rahatlıkla geliştirebilirsiniz.

 

7. How I Met Your Mother

 

Arkadaşlık konulu sitcom dendiğinde How I Met Your Mother kesinlikle ilk akla gelen isimlerden. 2030 yılında Ted Mosby iki çocuğunu karşısına alıp anneleriyle nasıl tanıştıklarını anlattığı uzun bir hikâye ile dizi başlıyor. Ted, 2005 yılından anlatmaya başladığı hikâyede en yakın arkadaşları Marshall, Lily, Barney ve Robin ile yaşadığı birbirinden komik ve güzel anıları anlatıyor. Bu 5 arkadaşın kendilerine ait, güzel anılarını izlerken hem çok güleceksiniz hem de içiniz ısınıcak. Bol bol arkadaş arası sohbete tanık olacağınız bu dizinin İngilizcenize şüphesiz büyük katkısı olacaktır.

 

8. House of Cards

 

Bir romandan uyarlanan House of Cards politik drama türünün muhteşem örneklerinden bir tanesidir. Ana karakter olan Frank Underwood’un kör edici hırsını, izleyicisini hayrete düşüren acımasızlıklarını ve başarıya götüren yolda ne denli pislik bir adama dönüşmesini gözler önüne seren yapım güçlü oyuncu kadrosu ve gerçekçi anlatımı ile dikkat çekiyor. Özellikle politikaya ilgi duyanlar ve iş İngilizcesini geliştirmek isteyenler için uygun olacaktır.

 

9. Sex Education

 

Şimdi sırada İngilizce aksanı meraklılarının özellikle ilgisini çekecek eğlenceli bir dizi var. İlk bakışta sadece gençlik komedisi gibi gözükse de cinsellik ve anatomi konularına dair eğitici bilgiler içeren Sex Education oldukça popüler bir Netflix dizisi. Annesi bir seks terapisti olan ergenlik çağındaki Otis'in dünyasında başlayan dizi, zamanla o bölgedeki hayatlara da ışık tutuyor. Genelde Amerikan dizilerinden alışık olduğumuz günlük konuşma dili ve argo tabirlerinin biraz da İngiliz kültüründeki şekillerini görmek ve farklı telaffuzlara adapte olmak için oldukça faydalı ve eğlenceli bir dizi.

 

10. Avatar - The Last Airbender

 

The Last Airbender bir çocuk çizgi dizisi gibi gözükse de yetişkinlerin de keyifle izleyeceği harika bir yapım. Asya etkileri taşıyan dövüş sanatları ve elementler etrafında dönen Avatar Aang ve arkadaşlarının dünyayı acımasız Ateş Kralı'ndan kurtarmak için çıktıkları macerayı anlatmaktadır. Arkadaşlık, hayat, aile gibi önemli kavramlara dair etkileyici öğretileri var. Ayrıca, merak ve aksiyonu her bölümde ayakta tutan bir dizi. Anime merakınız olmasa bile severek izleyeceğinizden emin olabilirsiniz. Bir çizgi dizi olduğu için İngilizce olarak listemizdeki en rahat anlaşılır seçenek olacaktır.

 

 

Umarız listemizi keyifli bulmuşsunuzdur. İngilizcenizi geliştirmek için yabancı diziler güzel bir alternatifken tek başına yeterli değil. Gramer kurallarına hakim olmak, kelime hazinenizi arttırmak da konuşmanızı geliştirecek, ana dili İngilizce olan birini duyduğunuzda daha iyi anlamanıza ve iletişim kurmanıza yardımcı olacaktır. Bunun için FONO Yayınları eğitim setlerimize, kitaplarımıza ve online kurslarımıza göz atabilirsiniz.

İngilizcede Simple Future Tense (İngilizce Gelecek Zaman) Detaylı Konu Anlatımı

İngilizcede Simple Future Tense (İngilizce Gelecek Zaman) Detaylı Konu Anlatımı

 

Simple Future Tense, Türkçe karşılığı ile Gelecek Zaman, geleceği ifade etmek için kullanılan bir tenstir. Gelecekte gerçekleşecek olan tüm eylemlerden veya gelecekle ilgili olasılıklardan bahsederken bu zamanı kullanırız. . Öncelikle bu zamanı detaylı açıkladıktan sonra, nasıl kurulduğunu örnek cümlelerle birlikte inceleyeceğiz.

 

Simple Future Tense Nedir?

 

İngilizcede Simple Future Tense (Gelecek Zaman) adından da anlaşıldığı üzere geleceği ifade eder. Gelecek Zamanın yardımcı fiili will sözcüğüdür. Will yardımcı fiilinin Türkçe karşılığı –ecek/-acak ekleridir.

 

Örnek,

I will drink a cup of coffee.

Bir fincan kahve içeceğim.

 

Bu örnek cümlede de görüldüğü gibi kahve içme eylemi henüz gerçekleşmemiş olup gelecekte gerçekleşecektir. Daha fazla örnek cümle ile anlama netlik kazandırmadan önce Simple Future Tense ile cümle yapılarına göz atalım.

Düz cümleOlumsuz cümleSoru cümlesi
I will drink. (Ben içeceğim.)I will not drink. (Ben içmeyeceğim.)Will I drink? (Ben içecek miyim?)
You will drink. (Sen içeceksin.)You will not drink. (Sen içmeyeceksin.)Will you drink? (Sen içecek misin?)
He/She/It will drink. (O içecek.)He/She/It will not drink. (O içmeyecek.)Will he/she/it drink? (O içecek mi?)
We will drink. (Biz içeceğiz.)We will not drink. (Biz içmeyeceğiz.)Will we drink? (Biz içecek miyiz?)
You will drink. (Siz içeceksiniz.)You will not drink. (Siz içmeyeceksiniz.)Will you drink? (Siz içecek misiniz?)
They will drink. (Onlar içecekler.)They will not drink. (Onlar içmeyecekler.)Will they drink? (Onlar içecekler mi?)

 

Tablodaki örnek cümlede görüldüğü gibi Simple Future Tense cümle yapısını oluşturmak için sırasıyla aşağıdaki formüller takip edilir:

 

Olumlu Cümle: ÖZNE + WILL + YÜKLEM + TÜMLEÇ

I + will + drink +a cup of coffee.

 

Olumsuz Cümle: ÖZNE + WILL NOT (won’t) + YÜKLEM + TÜMLEÇ

I +will not (won’t) + drink + a cup of coffee.

 

Soru Cümlesi: WILL + ÖZNE + YÜKLEM + TÜMLEÇ?

Will + I + drink + a cup of coffee?

 

 

Simple future tense olumlu cümleler

 

will go to the cinema tonight.

Bu akşam sinemaya gideceğim.

 

He will play tennis tomorrow.

O yarın tenis oynayacak.

 

We will read a book.

Biz kitap okuyacağız.

 

Simple future tense olumsuz cümleler

 

I will not watch TV tonight.

Bu akşam televizyon izlemeyeceğim.

 

We won’t help you. 

Size yardım etmeyeceğiz.

 

They won’t eat desert.

Onlar tatlı yemeyecekler.

 

Simple future tense soru cümleleri

 

İngilizce cümleler yardımcı fiil başa getirilerek soru cümlesi haline gelir.

 

Will you ask him a question?

Ona soru soracak mısın?

 

Will it rain tomorrow?

Yarın yağmur yağacak mı?

 

Will you lock the door?

Kapıyı kitleyecek misin?

 

Simple Future Tense ile Soru Zarflı Cümleler Nasıldır?

 

Gelecek Zaman soru zarflı cümleler aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi, önce soru kelimesi, yardımcı fiil, özne, asıl fiil eklenerek kurulur.

 

Soru kelimesiYardımcı fiilÖzneFiil Türkçesi
WhatwillIdohere?Burada ne yapacağım?
Wherewillyougotomorrow?Yarın nereye gideceksin?
Whenwillhetakethe exam?Sınava ne zaman girecek?
Whywillyougoto the party?Partiye neden gideceksiniz?
Howwillwefinda taxi?Nasıl taksi bulacağız?

 

Simple Future Tense ile Soru Zarflı Cümleler

 

When will you send me the e-mail?
Bana e-postayı ne zaman göndereceksin?  

I will send it this evening.
Bu akşam göndereceğim.

How will they join the meeting? 
Toplantıya nasıl katılacaklar? 

They will join online.
Online katılacaklar. 

 

“Simple Future Tense” Nasıl Kullanılır?

 

Simple Future Tense Türkçede de kullandığımız gibi gelecekte gerçekleşecek durumlar için kullanılır. Ancak, bazı durumlarda Türkçeden farklı kullanımları vardır. İngilizcede, gelecek zamanı ifade etmek için, anlamına göre farklı zamanlar kullanılır. Kısaca Simple Future Tense hangi durumlarda kullanılır inceleyelim.

 

“Simple Future Tense”i genellikle şu durumlarda kullanırız;

 

1. Planlanmamış, konuşma esnasında verilen kararlar için:

I’ll get a cup of tea.

Bir bardak çay alacağım.

 

2. Düşünceye veya varsayıma dayalı tahminde bulunurken kullanılır.

I think I’ll be late for dinner. 

Sanırım akşam yemeğine geç kalacağım.

 

3. Gelecekle ilgili bir gerçeklikten bahsederken kullanılır.

The sun will go down at 8 pm. 

Güneş akşam 8’de batacak.

 

 

Dikkat edin! Bazı durumlarda gelecekle ilgili tahminde bulunurken “will” yerine “going to” kalıbı da anlam değişikliği yaratmadan kullanılabilir. Ancak, will ve going to kullanımı arasında bilinmesi gereken farklar vardır. Bu dersimizin başındaki videomuzda gelecek zaman cümlelerinde to be going to kalıbının ve bazen gelecek zaman yerine kullanılan Present Continuous Tense kullanımıyla ilgili çok faydalı açıklamalar bulunmaktadır. Daha detaylı bilgi için sayfamızdan çeşitli kitap ve eğitim seti seçeneklerimizi incelemeyi unutmayın.

 

İngilizce Sözler - İngilizce Güzel, Anlamlı ve Özlü Sözler – Türkçe Anlamları ile



İngilizce Sözler - İngilizce Güzel, Anlamlı ve Özlü Sözler

 

İngilizce Sözler yazımızda sevdiklerinize gönderebileceğiniz güzel, anlamlı ve özlü sözleri Türkçe karşılıkları ile bulabilirsiniz. En popüler İngilizce sözleri seçerek farklı durumlarda kullanabilmeniz için kategorilere ayırdık. Burada yer alan çevirilerin kolayca anlaşılması için gerçekteki anlamalarına en yakın Türkçe anlamları verilmiştir.

Birçok alanda özenle hazırlanmış İngilizce sözler listemizde İngilizce anlamlı sözler, İngilizce komik ve eğlenceli sözler, İngilizce aşk sözleri, İngilizce motivasyon sözleri ve ünlü kişilerin İngilizce sözlerini bulabilirsiniz.

 

İngilizce Anlamlı Sözler

 

Bir konuyla ilgili yazı yazarken alıntı yapabileceğiniz, bir konuşma esnasında, Instagram postunuzda, Twitter sayfanızda ya da sevdiklerinizle mesajlaşırken kullanabileceğiniz İngilizce kısa anlamlı sözler Türkçe açıklamalı için verilebilecek bazı örneklere göz atalım.

 

“No reason to stay is a good reason to go.”
“Kalmak için neden olmaması, gitmek için iyi bir nedendir."

 

“Just because my path is different doesn’t mean I’m lost.”

"Yolumun farklı olması, kaybolduğum anlamına gelmez."

 

 “Hope is the only thing stronger than fear.”

"Umut, korkudan daha güçlü olan tek şeydir."

 

 “A true test of character isn’t how you are on your best days but how you act on your worst days.”

"Gerçek bir karakter testi, en iyi günlerinizde nasıl olduğunuz değil, en kötü günlerinizde nasıl davrandığınızdır."

 

 “Having a soft heart in a cruel world is courage, not weakness.”

"Zalim bir dünyada yumuşak bir kalbe sahip olmak cesarettir, zayıflık değil."

 

“Doubt kills more dreams than failure ever will.”
"Şüphe başarısızlığın öldürebileceğinden çok daha fazla hayal öldürür."

 

 “Life is not about waiting for the storm to pass but learning to dance in the rain.”
"Hayat, fırtınanın geçmesini beklemek değil, yağmurda dans etmeyi öğrenmekle ilgilidir."

 

“A ship in harbor is safe, but that is not what ships are built for.”

"Limandaki bir gemi güvenlidir, ancak gemiler bunun için yapılmaz."

 

 “When you find no solution to a problem, it’s probably not a problem to be solved, but rather a truth to be accepted.”

"Bir soruna çözüm bulamadığınızda, muhtemelen bu çözülmesi gereken bir sorun değil, kabul edilmesi gereken bir gerçektir."

 

“The less you respond to negative people, the more peaceful your life will become.”

"Negatif insanlara ne kadar az tepki verirseniz, hayatınız o kadar huzurlu olur."

 

“The secret to happiness is to never expect anything from anyone, then you will never be disappointed.”

"Mutluluğun sırrı asla kimseden bir şey beklememek, o zaman asla hayal kırıklığına uğramayacaksınız."

 

 “A meaningful silence is always better than a meaningless words.”

"Anlamlı bir sessizlik her zaman anlamsız bir kelimeden daha iyidir."

 

“A good friend knows all your best stories. A best friend has lived them with you.”

“İyi bir arkadaş tüm iyi anılarınızı bilir. En iyi arkadaş onları sizinle yaşar.”

 

“Love the life you live. Live the life you love.”

“Yaşadığın hayatı sev. Sevdiğin hayatı yaşa.”

 

“They can kill the dreamer, but they can never kill the dream.”

“Hayalperesti öldürebilirler ama hayali asla.”

 

 

İngilizce komik ve eğlenceli sözler

 

Arkadaş ortamlarında ve sosyal medya paylaşımlarınızda İngilizce komik ve eğlenceli sözler ile hem İngilizcenizi ilerletip hem de beğeni toplayabilirsiniz.

 

 ‘‘Life is short. Smile while you still have teeth.’’
”Hayat kısa. Henüz dişlerin varken gülümse.”

 

 ‘‘Every weekend I do what I love most, absolutely nothing!’’
‘‘Her hafta sonu en çok sevdiğim şeyi yapıyorum, kesinlikle hiçbir şey!”

 

 ‘‘I am nobody. Nobody is perfect. I am perfect.’’

‘‘Ben hiç kimseyim. Hiç kimse mükemmel değildir. Ben mükemmelim.’’

 

“Before you marry a person, you should first make them use a computer with slow Internet to see who they really are.”

"Bir kişiyle evlenmeden önce, gerçekte kim olduklarını görmek için önce yavaş İnternet'e sahip bir bilgisayar kullanmalarını sağlamalısınız."

 

 “I love being married. It’s so great to find that one special person you want to annoy for the rest of your life.”

“Evli olmayı seviyorum. Ömrünün geri kalanında kızdırmak isteyeceğin o özel kişiyi bulmak çok güzel. "

 

“I walk around like everything’s fine, but deep down, inside my shoe, my sock is sliding off.”

"Her şey yolundaymış gibi dolaşıyorum ama derinlerde, ayakkabımın içinde çorabım kayıyor."

 

“If I’m not back in five minutes, just wait longer.”

"Beş dakika içinde dönmezsem, biraz daha bekleyin."

 

“Knowledge is like underwear. It is useful to have it, but not necessary to show it off.”

“Bilgi iç çamaşırı gibidir. Kullanması yararlıdır, fakat göstermeye gerek yoktur.”

 

“If at first you don’t succeed, destroy all evidence that you tried.”

“Eğer ilk denemenizde başarısız olmuşsanız, denediğiniz tüm delilleri yok edin.”

 

İngilizce Arkadaşlık Sözleri

 

Arkadaşınıza olan sevginizi farklı bir şekilde ifade etmeye ne dersiniz? Arkadaşlık üzerine söylenmiş en güzel sözlerden oluşan ve arkadaşlarınızı kesinlikle mutlu edecek İngilizce arkadaşlık sözleri ve Türkçe anlamları için örnekleri inceleyelim.

 

“A friend is someone who knows all about you and still loves you!”

Bir arkadaş hakkınızda her şeyi bilen ve sizi hala sevendir.

 

“A good friend knows all your best stories. A best friend has lived them with you.”

İyi bir arkadaş tüm iyi anılarınızı bilir. En iyi arkadaş onları sizinle yaşar.

 

“Sometimes being with your best friend is all the therapy you need.”

"Bazen en iyi arkadaşınla olmak ihtiyacın olan tek terapidir."

 

“A friend can tell you things you don’t want to tell yourself.” — Frances Ward Weller

"Bir arkadaş sana kendi kendine söylemek istemediğin şeyleri söyleyebilir." - Frances Ward Weller

 

“My best friend is the one who brings out the best in me.” — Henry Ford

"İçimdeki en iyiyi ortaya çıkaran en iyi arkadaşımdır." - Henry Ford

 

“There are friendships imprinted in our hearts that will never be diminished by time and distance.” — Dodinsky

"Kalplerimizde, zaman ve mesafe ile asla eksilmeyecek dostluklar var." – Dodinsky

 

“A real friend is one who walks in when the rest of the world walks out.” — Walter Winchell

"Gerçek bir arkadaş, dünyanın geri kalanı dışarı çıktığında içeri giren kişidir." - Walter Winchell

 

İngilizce Motivasyon Sözleri

 

Kendimizi veya bir başkasını motive ederken zorlandığımız zamanlar oluyor ve bazen motive olmanın en iyi yollarından biri de bunu bir söz ile pekiştirmektir.  İngilizce motivasyon sözleri, motive olmak için oldukça faydalıdır.

 

“If you can dream it, you can do it.”

“Bir şeyi hayal edebiliyorsan, yapabilirsin.”

 

“The secret of getting ahead is getting started.”

“İleriye gitmenin yolu başlamaktır.”

 

“Work for a cause, not for applause. Live life to express, not to impress.”

Alkış için değil, bir amaç için çalış. İnsanları etkilemek için değil, kendini ifade etmek için yaşa."

 

“Courage is knowing what not to fear.”

"Cesaret neyden korkulmaması gerektiğini bilmektir."

 

 “You have to fight through some bad days to earn the best days of your life.”

“Hayatının en güzel günlerini kazanmak için bazı kötü günlerde savaşmalısın.”

 

“The biggest mistake you could ever make is being too afraid to make one.”

"Yapabileceğin en büyük hata, hata yapmaktan çok korkmaktır."

 

“Sometimes what you’re most afraid of doing is the very thing that will set you free.”

"Bazen yapmaktan en çok korktuğunuz şey sizi özgür bırakacak şeydir."

 

“The way to get started is to quit talking and begin doing.”

“Başlamanın yolu konuşmayı bırakıp yapmaya başlamaktır.”

 

 “Failure is not the opposite of success; it’s part of success.”

“Başarısızlık başarının tam tersi değildir; bu başarının bir parçasıdır.”

 

 

İngilizce Aşk Sözleri

 

Aşkınızı ifade etmek için bazen bir bakış, bazen bir şarkı bazen de sadece seni seviyorum demek yeterli. Ancak, daha önce söylenmiş güzel ve anlamlı  İngilizce aşk sözleri ile de pekâlâ işe yarayabilir. Bazı örneklere göz atalım.

 

“I need you like a heart needs a beat.”

“Sana bir kalbin atmaya ihtiyacı olduğu gibi ihtiyacım var.”

 

 “I love you for all that you are, all that you have been and all that you will be.”

"Seni olduğun her şeyden, olduğun her şeyden ve olacağın her şeyden dolayı seviyorum."

 

“I’ve tried so many times to think of a new way to say it, and it’s still I love you.” —Zelda Fitzgerald

"Bunu söylemenin yeni bir yolunu bulmayı pek çok kez denedim ve bu hâlâ seni seviyorum." —Zelda Fitzgerald

 

 

“I love you and that’s the beginning and end of everything.” —F. Scott Fitzgerald

“Seni seviyorum ve bu her şeyin başlangıcı ve sonu.” -F. Scott Fitzgerald

 

“If you remember me, then I don’t care if everyone else forgets.” —Haruki Murakami

"Beni hatırlarsan, o zaman herkesin unutması umurumda değil." -Haruki Murakami

 

“Love is when you sit beside someone doing nothing, yet you feel perfectly happy.” 

"Aşk, hiçbir şey yapmayan birinin yanına oturduğunuzda, yine de tamamen mutlu hissetmenizdir.">

 

 “You are, and always have been, my dream.”―Nicholas Sparks

"Sen şimdi ve her zaman rüyam oldun." - Nicholas Sparks

 

“Our love is like the wind. I can’t see it, but I can feel it

Aşkımız rüzgar gibidir. Göremiyorum ama hissedebiliyorum.

 

”Loving you never was an option. It was a necessity.” — Truth Devour

“Seni sevmek asla bir seçenek değildi. Bu bir gereklilikti. "

 

 

İngilizce Ünlü Sözleri

 

Dünya çapında tanınmış ünlü isimlere ait anlamlı İngilizce sözler oldukça ilgi çekicidir. Hayran olduğumuz bir ünlü veya kendi alanında önemli başarılar elde etmiş bir kişinin söylediği söz çok değerlidir. Öyleyse, İngilizce ünlü sözler neler, kimler söylemiş, anlamları ile birlikte göz atalım.

 

“To live is the rarest thing in the world. Most people just exist.” – Oscar Wilde

"Yaşamak dünyadaki en nadir şeydir. Çoğu insan sadece var olur. "

 

 “Do what you have to do until you can do what you want.” – Oprah Winfrey

"İstediğini yapana kadar yapman gerekeni yap." -

 

"The way to get started is to quit talking and begin doing." -Walt Disney

 "Başlamanın yolu konuşmayı bırakıp yapmaya başlamaktır."

 

"Your time is limited, so don't waste it living someone else's life. Don't be trapped by dogma – which is living with the results of other people's thinking." -Steve Jobs

"Zamanınız sınırlıdır, bu yüzden başka birinin hayatını yaşayarak boşa harcamayın. Başka insanların düşüncelerinin sonuçlarıyla yaşamak olan dogmaya kapana kısılmayın."

 

"Life is what happens when you're busy making other plans." -John Lennon

"Hayat, başka planlar yapmakla meşgul olduğunuzda olan şeydir."

 

"The greatest glory in living lies not in never falling, but in rising every time we fall." -Nelson Mandela

 "Yaşamanın en büyük ihtişamı asla düşmemekte değil, her düştüğümüzde yükselmektir."

 

"It is during our darkest moments that we must focus to see the light." -Aristotle

"Işığı görmek için odaklanmamız gereken en karanlık anlarımızdır."

 

A friend is someone who gives you total freedom to be yourself. - Jim Morrison

“Dost, sana kendin olma özgürlüğünü tamamen tanıyan kişidir.”

 

Farklı konulara göre listelediğimiz özlü, anlamlı İngilizce Güzel sözler umarız keyifli ve faydalı olmuştur. Daha fazla İngilizce söz için İngilizce Deyimler kitabımıza göz atabilirsiniz. Ayrıca, İngilizceyi temelden öğrenmek veya sadece geliştirmek için çeşitli eğitim seti, kitap veya online kursları sayfamızdan inceleyebilirsiniz.

İngilizcede Simple Past Tense (İngilizce Geçmiş Zaman) Detaylı Konu Anlatımı



İngilizcede Simple Past Tense (İngilizce Geçmiş Zaman) Detaylı Konu Anlatımı

 

İngilizcede Simple Past Tense (Geçmiş Zaman), adından da anlaşılacağı gibi geçmişten bahsederken kullanılır. Günlük hayatta en sık karşılaşacağınız tenslerden bir tanesidir. Dolayısıyla, doğru bir şekilde öğrenmek önemlidir. Simple Past Tense hangi geçmiş zaman anlatımlarında kullanılır? Kısaca hangi durumda kullanıldığını anladıktan sonra örnekleri inceleyelim.

 

 

Simple Past Tense nedir?

 

Simple Past Tense, Türkçe karşılığı ile Geçmiş Zaman, geçmişte belirli bir zaman içerisinde başlamış ve artık sonlanmış olan eylemleri veya durumları anlatmak amacıyla kullanılan bir tenstir. 

 

Örnek,

Yesterday, I played tennis.

Dün tenis oynadım.

 

 

Bu örnek cümlede de görüldüğü gibi tenis oynama eylemi dün gerçekleşmiş ve bitmiştir. Daha fazla örnek cümle ile anlama netlik kazandırmadan önce Simple Past Tense ile cümle yapılarına göz atalım.

 

Olumlu cümleOlumsuz cümleSoru cümlesi
I played. (Ben oynadım.)I did not play. (Ben oynamadım.)Did I play? (Ben oynadım mı?)
You played. (Sen oynadın.)You did not play. (Sen oynamadın.)Did you play? (Sen oynadın mı?)
He/She/It played. (O oynadı.)He/She/It did not play. (O oynamadı.)Did he/she/it play? (O oynadı mı?)
We played. (Biz oynadık.)We did not play. (Biz oynamadık.)Did we play? (Biz oynadık mı?)
You played. (Siz oynadınız.)You did not play. (Siz oynamadınız.)Did you play? (Siz oynadınız mı?)
They played. (Onlar oynadılar.)They did not play. (Onlar oynamadılar.)Did they play? (Onlar oynadılar mı?)

 


  

Tablodaki örnek cümlede görüldüğü gibi Simple Past Tense cümle yapısı oluşturmak için sırasıyla aşağıdaki formüller takip edilir:

 

Olumlu Cümle: Özne + Yüklem (3. hâli) + Nesne

I + played + tennis.

 

Olumsuz Cümle: Özne + Did + Not + Yüklem (1. hâli) + Nesne

I +did not (didn’t) + play + tennis.

 

Soru Cümlesi: Did + Özne + Yüklem (1. hâli) + Nesne?

Did + I + play + tennis?

 

Birçok fiil sonuna –ed eki getirilerek geçmiş zaman haline sokulur. Ancak, birçok düzensiz fiil de vardır. Bunlar her hangi bir kurala uymaz ve ezberlememiz gerekir. Sık kullanılan düzensiz fiillerin geçmiş zaman halini bir tabloda inceleyelim.

 

Base form

Past tense

be
begin
break
bring
buy
build
choose
come
cost
cut
do
draw
drive
eat
feel
find
get
give
go
have
hear
hold
keep
know
leave
lead
let
lie
lose
make
mean
meet
pay
put
run
say
sell
send
set
sit
speak
spend
stand
take
teach
tell
think
understand
wear
win
write

was/were
began
broke
brought
bought
built
chose
came
cost
cut
did
drew
drove
ate
felt
found
got
gave
went
had
heard
held
kept
knew
left
led
let
lay
lost
made
meant
met
paid
put
ran
said
sold
sent
set
sat
spoke
spent
stood
took
taught
told
thought
understood
wore
won
wrote



Kullanım Yerleri

 

Bu Tense'in kullanıldığı durumları çoğunlukla 3 grupta toplayabiliriz.
 

1. Geçmiş zamanda kesin belirli bir tarihte yapılan eylemlerde

I met Sarah last Saturday.
Geçen cumartesi Sarah ile buluştum.

 

Did you go to school yesterday?
Dün okula gittin mi?

 

2. Geçmiş zamanda bir süre devam eden eylemlerde

I lived in Italy for five years.
İtalya’da beş sene yaşadım.

 

They watched tv all night.
Bütün gece televizyon izlediler. 

 

3. Geçmiş zamana ait alışkanlıklarda

She played the guitar.
Gitar çalardı.

 

I studied French when I was a child.
Çocukken Fransızca okudum.



İngilizcede Geçmiş Zamanı (Simple Past Tense) kısaca özetledik. Sık sık tekrar etmeyi ve düzensiz fiilleri ezberlemeyi unutmayın. Aşağıdaki İngilizcede Zamanlar Videomuzdan Geçmiş Zaman konusunu (00:49'dan başlayarak) kısaca tekrar edebilirsiniz. İngilizceyi daha detaylı öğrenmek için eğitim setlerimizi, online kursumuzu ve diğer dil öğrenim yayınlarımızı sayfamızdan inceleyebilirsiniz.



Almanca Fiil Çekimleri



Almanca Fiil Çekimleri

 

Fiiller sözlükte mastar halinde bulunur. Almancada fiillerin mastar halleri –en (arbeiten-çalışmak) ya da –n (wandern-gezmek) ekleri ile biterler. Eğer mastarın son eki atılırsa, geriye fiilin kökü kalır - arbeit-, wander-. Fiil kökü her bir kişi zamiri için farklı bir son ek alır.

 

Şimdi bu fiillerin Geniş/Şimdiki Zamanda (Präsens) çekimlerine bakalım.

 

 arbeiten – arbeit-en  (çalışmak)Türkçesi
ich arbeiteBen çalışırım/çalışıyorum.
du arbeitestSen çalışırsın/çalışıyorsun.
er/sie/es arbeitetO çalışır/çalışıyor.
wir arbeitenBiz çalışırız/çalışıyoruz.
ihr arbeitetSiz çalışırsınız/çalışıyorsunuz.
Sie arbeitenOnlar çalışırlar/çalışıyorlar.

 

wandern– wander-n  (gezmek)Türkçesi
ich wandereBen gezerim/geziyorum.
du wanderstSen gezersin/geziyorsun.
er/sie/es wandertO gezer/geziyor.
wir wandernBiz gezeriz/geziyorsunuz.
ihr wandertSiz gezersiniz/geziyorsunuz.
Sie wandernOnlar gezerler/geziyorlar.

 

Almancada Düzensiz Fiiller

 

Bazı fiil çekimleri düzensizdir. Bunları ezberlememiz gerekir. Örneğin, Almancada en sık kullanılan sein (olmak) ve haben (sahip olmak) fiilleri.

sein (olmak)haben (sahip olmak)
ich binich habe
du bistdu hast
er/sie/es ister/sie/es hat
wir sindwir haben
ihr seidihr habt
Sie sindSie haben

 

Almancayı daha detaylı öğrenmek için eğitim setleri, kitaplar ve online kurs seçeneklerimiz için Yayınlar sayfamızı incelemeyi unutmayın.

 

İngilizce Zamanlar (Tenseler) - İngilizcede Tüm Zamanlar Konu Anlatımı



İngilizcede Tüm Zamanlar (Tense): Konu Anlatımı

 

İyi İngilizce konuşabilmek için zamanları doğru öğrenmek çok önemlidir. Zamanlar (Tenses) konusunu doğru bir şekilde kavradığınızda ne seviyede olursanız olun sağlam bir iletişim kurabilirsiniz.

Bunun için, tüm İngilizce zamanları yani tensleri (tenses) bir arada göreceğiz. İlk önce İngilizce zamanları genel olarak ele alıp sonrasında pratik ve basit örneklerle konuyu detaylı bir şekilde öğreneceğiz.

 

İngilizce Zamanlar Kaç Tanedir?

 

İngilizcedeki tüm zamanlar altı temel kategoriye ayrılır:

 

  1. Geçmişle ilgili zamanlar
  2. Geçmişten günümüze uzanan zamanlar
  3. Şimdiki zaman
  4. Gelecekle ilgili zamanlar
  5. Geçmişten geleceğe uzanan zamanlar
  6. Geniş zaman

 

İngilizcede tüm zamanları altı kategoriye ayırarak bu zamanların altında yer alan tensleri anlamamız daha kolay olacaktır. Şimdi bu tenslerin tek tek isimlerini, ne anlattıklarını ve hangi durumlarda kullanıldıklarını göreceğiz. Her bir zaman için örnek cümleler vererek konuyu pekiştireceğiz.

 

 

  1. Geçmişle ilgili İngilizce zamanlar

 

Bu İngilizce zamanlar, geçmişte gerçekleşmiş ve bitmiş bugün ile ilgilisi olmayan olay ve durumları anlatırken kullanılır. Örneğin, tatile gittim ve döndüm. Yani, eylem gerçekleşti ve bitti. Böyle durumlarda bu kategorideki zamanlar kullanılır. Bu zamanlara ait tense isimleri aşağıdaki gibidir.

o   Past Simple

o   Past Continuous

o   Past Perfect

o   Past Perfect Continuous:

 

 

  1. Geçmişten günümüze uzanan İngilizce zamanlar

 

Bu bölümdeki İngilizce tensler geçmişte başlayıp şu ana kadar devam eden ya da yeni bitmiş eylem veya durumları anlatırken kullanılır. Eylemin kendisi tamamlanmış olsa bile etkisinin devam etmesi de yeterlidir. Örneğin, ödevimi önceden yaptım ama yapmış olmam hala geçerliliğini koruyor. 

Bunun gibi durumlarda aşağıdaki zamanları kullanırız.

o   Present Perfect

o   Present Perfect Continuous

 

  1. İngilizce Şimdiki zaman

 

İngilizce Şimdiki Zaman şu an gerçekleşen olayları anlatmak için kullanılır. Örneğin, ben şimdi kitap okuyorum cümlesi için bu zamanı kullanırız.

o   Present Continuous

 

 

  1. Gelecekle ilgili İngilizce zamanlar

 

Bu bölümdeki zamanlar gelecekle ilgili durum ve eylemleri ifade eder. Örneğin, okula gideceğim tarzı bir cümle için bu zamanları kullanırız.

o   Will

o   Be Going To

o   Future Continuous

 

 

  1. Geçmişten geleceğe uzanan İngilizce zamanlar

 

Bu bölümdeki tenseler geçmişten geleceğe uzanan bir zamanı anlatmak için kullanılır. Örneğin, “2040 yılı itibariyle 30 yıldır İtalya’da yaşıyor olacağım”. Yani, şu an veya geçmiş ile gelecekte bir zaman arasında sonuçlanmamış bir eylem veya olayı belirtir.

o   Future Perfect

o   Future Perfect Continuous

 

 

  1. İngilizce Geniş zaman

 

İngilizcede Simple Present Tense Türkçede ‘Geniş Zaman’ anlamına geliyor. Kullanımı da aynı Türkçedeki gibi hobilerden, alışkanlıklardan, genel doğrulardan bahsederken kullanılır. Tenis oynarım, Sabahları erken kalkarım gibi. 

o   Present Simple

 

 

İngilizce Tüm Zamanlar ile İlgili Örnek Cümleler

 

Şimdi yukarıda sıraladığımız zamanları tek bir örnek cümle üzerinden nasıl oluşturulduklarını bir arada görelim. “Ödev yapmak” gibi basit bir cümle ile hem tekrar yapmış olalım, hem de cümle yapılarını öğrenelim.

 

1. Geçmişle ilgili zamanlar

Past Simple: I did my homework. (Ödevimi yaptım.)

Past Continuous: I was doing my homework. (Ödevimi yapıyordum.)

Past Perfect: I had done my homework. (Ödevimi yapmıştım.)

Past Perfect Continuous: (Ödevimi yapıyordum.)

 

 

2. Geçmişten günümüze uzanan zamanlar

Present Perfect: I have done my homework. (Ödevimi yaptım.)

Present Perfect Continuous: I have been doing my homework. (Ödevimi yapıyorum.) *Bir süredir anlamı taşır.

 

 

3. Şimdiki zaman

Present Continuous: I am doing my homework. (Ödevimi yapıyorum.)

 

 

4. Gelecekle ilgili zamanlar

Will: I will do my homework. (Ödevimi yapacağım.)

Be Going To: I am going to do my homework. (Ödevimi yapacağım.)

Future Continuous: I will be doing my homework. (Ödevimi yapıyor olacağım.)

 

 

5. Geçmişten geleceğe uzanan zamanlar

Future Perfect: I will have done my homework. (Ödevimi yapmış olacağım.)

Future Perfect Continuous: I will have been doing my homework. (Ödevimi yapıyor olacağım.)

 

6. Geniş Zaman

Present Simple: I do my homework. (Ödevimi  yaparım.)

 

 

İngilizce Zamanların Farkları

 

Bazı İngilizce zamanların karşılığı Türkçede yoktur. Eğer Türkçe çevirileri üzerinden öğrenirsek doğru zamanı kullanmakta sıkıntı yaşayabiliriz. Örneğin, İngilizcede gelecek zaman için hem “will” hem de “going to” kalıplarını kullanabiliriz. Halbuki, Türkçede geleceği ifade etmek için fiile –ecek/-acak eklerini eklememiz yeterli oluyor. Şimdi, İngilizcede çok karıştırılan zamanları ve bunları nasıl ayırt edebileceğimizi örnekler ile göreceğiz.

 

Past Simple ve Present Perfect Farkı

Bu iki zamanın Türkçe çevirileri aynıdır, ancak Past Simple ve Present Perfect arasında anlam bakımından çok büyük farklılıklar vardır. Past Simple geçmişi, Present Perfect günümüzü ilgilendirir.

Örneğin,

Past Simple: I lost my key. (Anahtarımı kaybettim.)

Present Perfect: I have lost my key. (Anahtarımı kaybettim.)

Yukarıdaki iki cümlenin çevirilerine baktığımızda anlam farklarını ayırt edemiyoruz. Bilmemiz gereken anlam farkı şu şekildedir: İlk cümle geçmişte belirli bir zamanda anahtarın kaybolduğunu ifade eder. Şu an kayıp olup olmadığı ile ilgili bir bilgi içermez. İkinci cümle ise anahtarın geçmişte kaybolduğunu ve günümüzde de hala kayıp durumda olduğunu bize anlatır.

Yani, Past Simple’da söylenen olaylar geçmişte olmuş ve günümüzde artık etkisi kalmamıştır. Ancak Present Perfect’te söylenen olaylar geçmişte olmasına rağmen günümüzü etkilemeye devam eder.

 

Past Continuous ve Past Perfect Continuous Farkı

Past Perfect geçmişte başlamış ve belli bir zamana kadar gerçekleşmiş olayları anlatmak için kullanırız. Past Perfect Continuous ise yine geçmişte başlamış ve belli bir zamana kadar gerçekleşmiş sürekli eylemlerden bahsedilirken kullanılır. Geçmişte belli bir zamana kadar yaptığımız, buradan sonra da yapmaya devam ettiğimiz eylemler için kullanırız.

 

o   Past Continuous: I was reading a book when my mom came. (Annem geldiğinde kitap okuyordum.)

o   Past Perfect Continuous: I had been reading a book for 2 hours when my mom came. (Annem geldiğinde iki saattir kitap okuyordum.)

 

Birinci cümle annem geldiği esnada kitap okuduğumu anlatıyor, ne zamandır okuduğumla ilgili bir bilgi içermiyor. Tam o esnada ne olduğunu anlatmaya yarıyor. İkinci cümlede ise annem vardığında iki saattir kitap okuduğumu ifade ediyor. Eylemin bir süredir devam ettiğini vurgulamak istediğimizde Past Continuous değil Past Perfect Continuous kullanmamız gerekir.

 

 

Will ve Be Going To Farkı

Bu iki kullanım kafa karıştırsa da aslında aralarında basit bir fark vardır. Planlanmamış, spontane gelişen kararlar için “will” kullanılır. Daha kesin ve planlı olayları anlatmak için “going to” kullanılır.

o   I will get a cup of tea. (Çay alacağım.)

o   I am going to go to the gym today. (Bugün spora gideceğim.)

 

İlk cümlede o an verilen bir karar söz konusu iken, ikinci cümle daha planlı bir eylemi anlatmaktadır.

 

Future Continuous ve  Future Perfect Continuous Farkı

Future Continuous gelecekte belirli bir anda gerçekleşecek olan eylemleri vurgularken, Future Perfect Continuous gelecekte gerçekleşecek bahsi geçen eylemin öncesindeki süreyi vurgular. Aradaki farkı anlamak için aşağıdaki örnekleri inceleyin.

 

o   Future Continuous: She will be sleeping at six o’clock.

o   Future Perfect Continuous: At six o’clock, she will have been sleeping for ten hours.

 

 

Umarız İngilizce Zamanlar konusu daha net bir şekilde anlaşılmıştır. Daha detaylı bilgi edinmek ve pratik yapmak için Yayınlar sayfasından  İngilizce kitap ve kurslarımızı inceleyebilirsiniz.

Almanca Kelimeler



Almanca dili yaklaşık 300000 kelimeye sahiptir. Ancak akıcı Almanca konuşabilmek için en fazla 10000 kelime bilmek yeterlidir. Almanca en çok kullanılan ilk 100 kelimeyi bilen biri dilin yarısına yakınını anlayabilir. Aşağıda günlük hayatta Almanca konuşurken en çok işimize yaracak kelimelerden 10 tanesini veriyoruz.



Almanca 10 Kelime

 

Çok kullanılan ve günlük hayatta karşımıza çıkacak 10 Almanca Kelime şöyledir:

 

Almanca KelimeAnlamı
HalloMerhaba
JaEvet
NeinHayır
DankeTeşekkür ederim
TschüssGüle güle, hoşçakal
LiebeAşk
HundKöpek
KatzeKedi
IchBen
DuSen

İngilizce Günler, Aylar, Mevsimler



İngilizce Gün, Ay, Mevsim İsimleri - Türkçe Çevirileri ve Örnek Cümleler

 

İngilizce gündelik konuşmaları anlayabilmemiz için İngilizce günler, aylar ve mevsimleri çok iyi bilmemiz gerekmektedir.

 

İngilizce Günler

 

Öncelikle İngilizce günler tablosuyla başlayalım. İngilizce günler yazılırken ilk harf büyük yazılır. Pazartesi gününden başlayarak İngilizce günler şöyledir:

 

GünlerTürkçesiKısaltması
MondayPazartesiMon.
TuesdaySalıTue.
WednesdayÇarşambaWed.
ThursdayPerşembeThu.
FridayCumaFri.
SaturdayCumartesiSat.
SundayPazarSun.

 

İngilizce günler cümle içinde "on" edatıyla kullanılırlar.

 

Örnek:

 

We don't go to school on Sundays.

 

Pazar günleri okula gitmiyoruz.

 

I have to go to work on Monday.

 

Pazartesi işe gitmem lazım.

 

İngilizce Aylar

 

İngilizce aylar yazılırken İngilizce günlerde olduğu gibi ilk harf büyük yazılır. Ocak ayından başlayarak İngilizce aylar şu şekildedir:

 

AylarTürkçesiKısaltması
JanuaryOcakJan.
FebruaryŞubatFeb.
MarchMartMar.
AprilNisanApr.
MayMayısMay
JuneHaziranJun.
JulyTemmuzJul.
AugustAğustosAug.
SeptemberEylülSep.
OctoberEkimOct.
NovemberKasımNov.
DecemberAralıkDec.

 

İngilizce aylar cümle içinde "in" edatıyla kullanılırlar.

 

Örnek:

 

We go on holiday in July.

 

Temmuz'da tatile gidiyoruz.

 

School starts in September.

 

Okul Eylül'de başlıyor

 

İngilizce Mevsimler

 

İngilizce mevsimler yazılırken ilk harf İngilizce günler ve İngilizce Aylar gibi büyük yazılmaz, küçük yazılır.

 

 
MevsimlerTürkçesi
fall (autumn)sonbahar
winterkış
springilkbahar
summeryaz

 

İngilizce mevsimler cümle içinde kullanılırken İngilizce aylar gibi "in" edatıyla kullanılırlar.

 

Örnek:

 

We go skiing in winter.

 

Kışın kayağa gideriz.

 

It is hot in summer.

 

Yazın hava sıcaktır.

 

Özet

 

İngilizce günler, aylar ve mevsimler konusunu öğrenmiş bulunuyoruz. Aklınızda kalması için tabloları baştan sona birkaç defa tekrarlamanızda fayda var. Hatırlamamız gereken kurallar: İngilizce günler ve aylar yazılırken ilk harf büyük, İngilizce mevsimler yazılırken ilk harf küçük yazılır. İngilizce günler cümle içinde "on" edatıyla, İngilizce aylar ve İngilizce mevsimler cümle içinde "in" edatıyla kullanılırlar.

Rusça Alfabe (Rus Kiril Alfabesi) ve Okunuşları

 

Rusça Alfabe (Rus Kiril Alfabesi) ve Okunuşları

 

Rus alfabesi Kiril alfabesinden türemiştir ve 33 harften oluşur.

 

HarfOkunuşu
А аa
Б бbe
В вve
Г гge
Д дde
Е еye
Ё ёyo
Ж жje
З зze
И иi
Й йiy
К кka
Л лel
М мem
Н нen
О оо
П пpe
Р рer
С сes
Т тte
У уu
Ф фef
Х хha
Ц цtse
Ч чçe
Ш шşa
Щ щşı
ъ ъKalınlaştırma-sertleştirme işaretidir.
Ы ыI
ь ьİnceltme-yumuşatma işaretidir.
Э эe
Ю юyu veya ü
Я яya

 

Rus alfabesi her ne kadar komplike gibi gözükse de harflerin okunuşları çoğunlukla yazıldığı gibidir. Dolayısıyla rus alfabesini öğrenmek göründüğü kadar zor değildir. Rusça öğrenmenin asıl zorluğu padejler (ismin halleri) ve bazı rusça kelimelerin akılda kalmasının zorluğudur.

 

Notlar:

 

"Е, e" harfi kelime başında ve kelime içinde ünlülerden sonra [ye] olarak okunurken kelime içerisinde ünsüzlerden sonra [e] olarak okunur. örn: Елена [Yelena]

 

"Ё, ё" harfi de kelime başında ve kelime içinde ünlülerden sonra [yo'] olarak okunurken kelime içerisinde ünsüzlerden sonra [ö] sesini karşılamaktadır. örn: ёлка [yo'lka] "Yılbaşı ağacı".

 

"Э" harfi genellikle kelime başında bulunur ve [e] sesini karşılamak için kullanılır. örn: экватор [ekvator]

 

 

İngilizcede Present Perfect Tense Nedir, Nasıl Kullanılır: Detaylı Konu Anlatımı

 

Türkçede Present Perfect Tense’in tam bir karşılığı bulunmadığı için genellikle Türk öğrenciler İngilizce öğrenirken bu zamanı kullanmakta zorlanırlar. Nerede kullanılacağı, yine geçmiş zamanı anlatan Simple Past Tense ile sıkça karıştırılır. Bu iki zamanın Türkçeye çevriliş şekilleri benzese de kullanım alanları farklıdır ve İngilizcede günlük hayatta çok yaygın kullanılan Present Perfect Tense'in doğru kullanım şeklini anlamak gerekir. Bu derste basit örnekler ve pratik bir anlatımla Present Perfect Tense nedir ve nasıl kullanılır inceleyelim.

 

Present Perfect Tense Nedir?

 

Present Perfect Tense, geçmişte meydana gelmiş olan, etkileri hala devam eden bir durumu ya da olayı ifade etmek için kullanılan zaman dilimidir. Şunu unutmamak gerekir; Present Perfect Tense ile yapılan cümlelerde geçmişte yapılan işin ne zaman yapıldığı değil, özellikle yapılmış olup olmadığı önemlidir.

 

Present Perfect Tense'in kullanılım alanlarını örnek cümlelerle incelemeden önce Present Perfect Tense ile cümle yapılarına göz atalım.

 

Present Perfect Tense Olumlu, Olumsuz ve Soru Cümle Yapısı

 

Olumlu CümleOlumsuz CümleSoru Cümlesi
I have played. (Ben oynadım.)I have not played. (Ben oynamadım.)Have I played? (Ben oynadım mı?)
You have played. (Sen oynadın.)You have not played. (Sen oynamadın.)Have you played? (Sen oynadın mı?)
He/She/It has played. (O oynadı.)He/She/It has not played. (O oynamadı.)Has he/she/it played? (O oynadı mı?)
We have played. (Biz oynadık.)We have not played. (Biz oynamadık.)Have we played? (Biz oynadık mı?)
You have played. (Siz oynadınız.)You have not played. (Siz oynamadınız.)Have you played? (Siz oynadınız mı?)
They have played. (Onlar oynadılar.)They have not played. (Onlar oynamadılar.)Have they played? (Onlar oynadılar mı?)

 

Yukarıdaki tablomuzda gördüğünüz gibi Present Perfect Tense bir cümle kurarken önce cümlenin başına özne gelir, yanına uygun yardımcı fiil seçilir ve son olarak fiilin 3. hali kullanılır. Tabloda da görüldüğü üzere bu tense Türkçeye Geçmiş Zaman olarak çevrilir. Aslında aralarında anlam farkı vardır. Bu farkı tam olarak anlayabilmek için hangi durumlarda kullanıldığına bakacağız şimdi.

 

Kullanım Yerleri

 

Şimdi Present Perfect Tense’in kullanım yerlerine bakalım. Present Perfect Tense geçmişte başlayıp hala devam eden olaylarda, daha önce yaşanmış deneyimler ve tecrübeleri aktarırken ve “just, yet, already, since, for, ever/never” gibi edatlarla kaşımıza çıkar.

 

Geçmişte başlayıp hala devam eden olaylar

 

En yaygın kullanım alanı, geçmişte başlamış ve etkileri hala devam eden eylem ve durumlar için kullanımıdır.

 

Örnekler:

 

I have been ill for two weeks. (İki haftadır hastayım.)

 

Hastalığım iki hafta önce başladı. Hala devam ediyor.

 

I have known Marta since 1985. (Marta'yı 1985'ten beri tanıyorum.)

 

Marta ile 1985'te tanıştım. Onu hala tanıyorum.

 

They have been here since 5 pm. (Saat 5'ten beri buradalar.)

 

Saat 5'te geldiler ve hala buradalar.

 

She has danced for a month. (Bir aydır dans ediyor.)

 

Bir ay önce dans etmeye başladı, hala ediyor.

 

Örneklerde de görüldüğü üzere bitmemiş devam eden eylemler ile Present Perfect Tense kullanımında çoğu zaman since ve for edatları karşımıza çıkar. Since geçmişteki belirli bir zamanı, for ise belirli bir zaman dilimi, bir süreci ifade eder.

 

Önceden yaşanmış deneyimler ve tecrübeler

 

Burada bir şeyin ne zaman yapıldığından ziyade yapılıp yapılmadığı ile ilgileniyoruz.

 

Örnekler:

 

I have been to London. (Londra’ya gittim.)

 

Londra'ya gitmişliğim (gitme tecrübem) var.

 

I have lived in Paris. (Paris’te yaşadım.)

 

Paris'te yaşamışlığım var.

 

Have you ever eaten Thai food? (Hiç Tai yemeği yedin mi?)

 

Tai yemeği yemişliğin var mı?

 

He has never been to America. (O Amerika'ya hiç gitmedi.)

 

Onun Amerika'ya gitmişliği yok.

 

Örneklerde de gördüğümüz gibi günümüze kadar devam eden tecrübeleri ifade ederken, sıklıkla ever (hiç) zarfını kullanırız. Olumsuz yapıda ise never (hiç) zarfını kullanırız.

 

Just, Yet, Already

 

Yukarıdaki örnek cümlelerde since, for, never ve ever edatlarının Present Perfect Tense ile yapılan cümlelerde kullanıldıklarını gördük. Bunların dışında, bu zaman diliminde just,yet ve already edatları da sıkça kullanılır. Bunları tanımak ve doğru kullanmak önemlidir.

 

Just: henüz, az önce, yeni

 

I have just finished my homework. (Ödevimi yeni bitirdim.)

 

Yet: daha, henüz. Genellikle olumsuz cümlelere eklenir ve cümlenin sonunda kullanılır.

 

The teacher hasn't arrived yet. (Öğretmen henüz gelmedi.)

 

Already: çoktan, önceden

 

The train has already left. (Tren çoktan kalktı.)

 

Dikkat edin!

 

Present Perfect Tense tamamlanmışlık belirten zaman ifadeleriyle kullanılmaz! Böyle durumlarda Present Perfect yerine Simple Past kullanmak gerekir.

 

Örnek:

 

YANLIŞ: I have been to school yesterday.

 

DOĞRU: I went to school yesterday.

 

Present Perfect yerine Simple Past kullandık.

 

Umarız Present Perfect Tense bu bilgiler ışığında biraz daha net anlaşılmıştır. İngilizceyi eksiksiz öğrenmek için gramer konularını kavramak kadar pratik yapmak ve kelime haznenizi genişletmek de önemlidir. Bunun için FONO Yayınları İngilizce online kurs ve İngilizce eğitim seti seçeneklerini incelemenizi tavsiye ederiz.