RSS

Blog

Korece Öğrenmek İsteyenlere Dizi Önerileri

Korece öğrenmek isteyenlere dizi önerileri

Son yıllarda Korece öğrenmek özellikle gençler arasında oldukça popüler. Bunun en önemli sebeplerinden biri de şüphesiz Kore dizileri. Sadece Türkiye’de değil birçok batı ülkesinde de popüler olan Kore dizileri sayesinde Koreceye olan merak da gün geçtikçe artış gösteriyor. Korece öğrenmek için dizi izlemek tek başına yeterli olmasa da bilinçli bir şekilde izlendiğinde oldukça etkili bir yöntem.

Korece öğrenmek için dizi öneri listemize başlamadan önce kendi kendine Korece öğrenmek için bu dizileri izlerken nelere dikkat etmeliyiz göz atalım.

 

Korece öğrenmek için dizi nasıl izlenmeli?

Korece öğrenmek için dizi izlemek etkili bir yöntemdir. Ancak, dizi izlerken birkaç noktaya dikkat etmekte fayda var. İzlerken öğrenme odaklı olursanız aldığınız verim büyük ölçüde değişecektir. Şimdi faydalı olabilecek birkaç yönteme bakalım.

Alt yazıları kullanın – Genelde dil öğrenirken alt yazı açmadan izlemeniz tavsiye edilir ancak başlangıç seviyesinde alt yazıları okumak faydalıdır. Bilmediğiniz kelimelere denk geldikçe durdurup karşılıklarını tekrar edebilirsiniz.

Not alın – Dil öğrenmenin en etkili yöntemlerinden biri de not almak ve bol bol tekrar etmektir. Dizi izlerken fark ettiğiniz yeni kelimeleri veya deyişleri mutlaka not alın ve diziyi bitirdikten sonra tekrar edin.

Seviyenize uygun dizi seçin – Başlangıç seviyesindeyseniz tarih ve politika gibi ağır konular yerine günlük hayata dair konuları olan dizileri tercih edebilirsiniz. 

Cümleleri tekrarlayın – Hoşunuza giden cümle kalıplarını yüksek sesle tekrar edin. Faydaklı bir telaffuz çalışması olacaktır.

 

Şimdi en çok sevilen Kore dizilerine göz atalım.

 

En Popüler Kore Dizileri

 

1. Squid Game

Para sıkıntısı çeken yüzlerce oyuncu, çocuk oyunlarında yarışmaları için aldıkları tuhaf daveti kabul eder. İçeride onları cazip bir ödül ve ölüm riski beklemektedir. Başrollerde Lee Jung-jae ("Chief of Staff") ve Park Hae-soo ("Prison Playbook") ile şiddet içerikli bir insanlık sınavı.

 

2. It's Okay To Not Be Okay

Psikiyatri kliniğinde hasta bakıcı olarak Moon Kang-Tae (Kim Soo Hyun) annesini küçük yaşta kaybetmiştir ve otizmli abisine göz kulak olmak zorunda kaldığı zorluklarla dolu bir hayatı vardır.

Ko Moon-Young (Seo Ye-Ji) antisosyal kişilik bozukluğu olan bir masal yazarıdır. 

Tanışıklıkları çocukluk yıllarına dayanan bu iki yalnız kalp hayata karşı zırhlarını giymiş ve duygularını bastırmak zorunda kalmıştır. Beraber zorlukların üstesinden gelmeye çalışırken kayıp ruhlarını ve gerçek kimliklerini yeniden bulacaklardır.

 

3. The Flower Of Evil

Dizi, karanlık geçmişini gizleyen ve başka birinin kimliği altında yaşayan bir adam (Lee Joon-Gi) ile o adamın (kocasının) peşine düşen bir dedektifin (Moon Chae-Won) etrafında dönmektedir.

 

4. Mr. Sunshine

1900'lü yılların başında, Kore'nin Japon işgalinden (1910-1945) önceki dönemde geçmektedir. ABD'nin 1871 tarihinde Joseon'daki seferi sırasında, Joseonlu bir çocuk bir Amerikan savaş gemisi tarafından kurtarılır ve Amerika'ya götürülür. Bir yetişkin olduğunda Joseon'a geri döner.

 

5. Reply 1988

1988 yılında geçen bir dönem dizidir. 

Hyeri, Ryu Joon Yul, Park Bo Geum, Lee Dong Hwi, Go Kyung Pyo aynı mahallede yaşayan 4 arkadaştır. Çok yakın olan bu 4'lünün aileleri arasında da çok yakın komşuluk ilişkileri vardır. Serinin diğer dizileri olan Reply 97 ve Reply 94'te de olduğu gibi bu dizinin heyecan noktası da "Koca kim" sorusunun cevabını aramaktır. 

 

6. Crash Landing on You

Dizi, bir Güney Koreli kadın ile bir Kuzey Koreli adamın arasındaki aşk hikâyesini konu almaktadır. Güney Kore'deki bir holdingin mirasçısı olan Yoon Se-Ri (Son Ye-Jin) yamaç paraşütü yaparken sert rüzgar nedeni ile Kuzey Kore'ye acil iniş yapmak zorunda kalır.

 

7. Boys Over Flowers

Kuru temizlemecilik yapan, geçim sıkıntısı içindeki bir ailenin neşeli, gururlu ve dürüst kızı olan Geum Jan-di, çok küçük ve elit bir azınlığın eğitim görme şansı yakaladığı Shinhwa lisesine yaptığı bir teslimat sırasında intihar etmek üzere olan bir öğrencinin hayatını kurtarır.

 

8. Goblin (Guardian: The Lonely and Great God)

Bir goblin olan Kim Shin (Gong Yoo) ölümsüz hayatını sonlandırmak için insan bir geline ihtiyacı vardır. Bir gün, amnezyadan (hafıza kaybı) muzdarip olan bir ölüm meleği (Lee Dong-Wook) ile tanışır ve birlikte yaşamaya başlar. Onlar birlikte ölmüş insanları bu dünyayı terk ederken uğurlarlar.

 

9. Sky Castle

Sky Castle  dizide bir yer, bir sitenin ismi olarak geçiyor. Tüm olaylar da bu sitenin içindeki insanların etrafında dönüyor. Bu sitede zengin ve doktor olan bir kesim yaşıyor. Bu aileler için başarı her şeyden önemli. Dizi boyunca ailelerin çocuklarıyla etkileşimini görüyoruz. Ve aslında dizi bu sitede büyük bir olayın yaşanmasıyla patlıyor ve ilerliyor.

 

10. Vincenzo

Vincenzo Cassano, İtalyan mafya ailesi tarafından evlat edinilmiştir. Cassano ailesinin danışmanlığını yapan Vincenzo, bazı anlaşmazlıklardan dolayı İtalya’yı terkedip Güney Kore’ye dönmek zorunda kalır. Orada da devletin adeleti dağlayamadığı kişilere sava açarak kendi adaletini sağlamaya çalışacaktır.

 

Umarız listemizi keyifli bulmuşsunuzdur. Korecenizi geliştirmek için dizi izlemek güzel bir alternatifken tek başına yeterli değil. Gramer kurallarına hâkim olmak, kelime hazinenizi arttırmak da konuşmanızı geliştirecek, ana dili Korece olan birini duyduğunuzda daha iyi anlamanıza ve iletişim kurmanıza yardımcı olacaktır. Bu konuda faydalı olacak Korece yayınlarımızı buradan inceleyebilirsiniz.

 

İngilizce Gramer Dersleri Konu Anlatımı

İngilizce Gramer Konu Anlatımı

 

İngilizce öğrenmek konusunda ciddiyseniz, İngilizce gramer konularını iyi öğrenmek dili daha hızlı ve daha verimli bir şekilde öğrenmenize yardımcı olur. İngilizce gramer yani İngilizce dilbilgisi konusunu sıkıcı bir kural sistemi olarak görmek yerine bir arkadaş gibi size yardımcı olabilecek bir şey olarak düşünmek önemlidir. Bir dilin gramerini (veya sistemini) anladığınızda, bir öğretmene sormanıza veya bir kitaba bakmanıza gerek kalmadan birçok şeyi kendiniz anlayabilirsiniz.

 

En Önemli İngilizce Gramer Konuları Hangileridir?

 

İngilizce gramer konularının önemi dili öğrenme amacınıza göre değişiklik gösterebilir. Bazı gramer konuları günlük hayatta daha sık kullanılırken diğer konular daha çok yazılı metinlerde karşınıza çıkabilir. Önemli olan İngilizce gramer konusunda sağlam bir temel atmak ve adım adım ilerlemektir. Aşağıda İngilizce gramer öğrenirken dikkat edilmesi gereken konuları listeledik. Bu konulardan bazılarını yazımızda pratik bir şekilde, örneklerle birlikte inceleyeceğiz.

 

İngilizce Verbs – Fiiller

İngilizce Adjectives - Sıfatlar

İngilizce Adverbs – Zarflar

İngilizce Nouns  – İsimler

İngilizce Zamanlar – Tenses:

İngilizce Geniş Zaman – Simple Present Tense

İngilizce Gelecek Zaman – Future Tense

İngilizce Şimdiki Zaman – Present Continuous Tense

İngilizce Sürekli Gelecek Zaman – Future Continuous Tense

İngilizce Geçmiş Zaman – Simple Past Tense

İngilizce Geçmişte Devamlılık  Bildiren Zaman – Past Continuous Tense

İngilizce Etkisi Devam Geçmiş Zaman – Present Perfect Tense

İngilizce Belli Bir Tarihten Önceki Olayı Anlatan Geçmiş Zaman– Past Perfect Tense

İngilizce Gelecekte Belli Bir Tarihe Bitirilecek Olan Bir Olayı Anlatan Zaman – Future Perfect Tense

İngilizce Geçmiş Zamanda Devam Etmiş ve Bitmiş Zaman – Past Perfect continuous Tense

İngilizce Gelecek Zamanda Devamlılık İfade Eden Zaman – Future Perfect Continuous Tense

İngilizce Modal Verbs

İngilizce Relative Clause (Adjective Clause)

İngilizce Active – Passive (Aktif-Pasif)

İngilizce Prepositions - Edatlar

İngilizce Gerunds ve Infinitives

İngilizce Noun Clauses

 

İngilizce iyelik sıfatları - Possesive adjectives nelerdir?

 

İyelik sıfatlarını sahiplik belirtmek için kullanırız.

I have a pen. (Kalemim var)

This is my pen. (Bu benim kalemim)

 

  My  Benim
  Your  Senin
  His  Onun (erkek için)
  Her  Onun (kadın için)
  Its  Onun (hayvan veya eşya için)
  Our  Bizim
  Your  Sizin
  Their  Onların

 

Bir şeyin kime ait olduğunu sormak için örneğin “Whose car is this?” (Bu kimin arabası?) deriz. Cevap olarak; “It’s my car.” (O benim arabam); “This is her car.” (Bu onun arabası) veya “It’s his car.” (O onun arabası) diyebiliriz.

 

A: Whose pen is this? Bu kimin arabası?

B: That is my pen. O benim kalemim.

 

A: Whose book is this? Bu kimin kitabı?

B: It is your book. O senin kitabın.

 

Bir kimsenin ismini sorarken iyelik sıfatlarını kullanırız. Örneğin, “What is your name?”, “My name is Linda”.

 

A: What is your name? Adın ne?

B: My name is Carolin. What is your name? Benim adım Carolin. Senin adın ne?

A: My name is Linda. Benim adım Linda.

 

A: What is her name? Onun adı ne?

B: Her name is Madonna. Onun adı Madonna.

 

A: What is his name? Onun adı ne?

B: His name is Brad Pitt. Onun adı Brad Pitt.

 

A: What is its name? Onun adı ne?

B: Its name is The Statue of Liberty. Onun adı Özgürlük Anıtı.

 

İngilizce Nouns  – İsimler nelerdir?


İngilizce öğrenmeye başlarken öğretilen ilk konulardan biri İngilizce isimler yani nouns konusudur.

İngilizce isimler özel-genel (cins), canlı-cansız, somut-soyut tüm varlık, kavram ve olayları karşılayan sözcüklerdir. İngilizcede isimler genel olarak kabul edilen dört farklı şekilde sınıflandırılır:

 

Abstract Nouns – Soyut İsimler

 

Soyut olan isimlere İngilizcede Abstract Nouns denir. Soyut isimler beş duyu organlarıyla algılanamayan şeylerdir. Örneğin,

Love- Aşk

Dream – Rüya

Hope – Umut

Emotion – Duygu

Fear- Korku

Happiness – Mutluluk

Freedom – Özgürlük

Suffering – Acı çekme

Courage – Cesaret

 

Concrete Nouns – Somut İsimler

 

Somut olan isimlere İngilizcede Concrete Nouns denir. Somut isimler beş duyu organlarıyla algılanabilen şeylerdir. Örneğin,

Car – Araba

Flower - Çiçek

Chair – Sandalye

Banana – Muz

Shoes- Ayakkabı

Computer - Bilgisayar

 

Countables Nouns (Sayılabilen isimler)

 

İngilizce Countable Nouns yani sayılabilen isimler adet olarak ifade edebildiğimiz şeylerdir. Örneğin,

book (kitap)

apple (elma)

dog (köpek)

cat (kedi)

box (kutu)

bottle (şişe)

 

Sayılabilen isimleri hem tekil hem de çoğul olarak kullanabiliriz.

 

There is a book. (Bir kitap var)

There are two books. (İki kitap var)

I have three pens. (Üç kalemim var)

 

Uncountable Nouns (Sayılamayan İsimler)

 

İngilizce Uncountable Nouns yani sayılamayan isimler adet olarak ifade edilemeyen şeylerdir.Örneğin,

water (su)

food (yemek)

music (müzik)

 love (aşk)

money (para)

 

Sayılamayan isimleri her zaman tekil halde kullanırız.

These are musics.

This is music.

 

Sayılamayan isimleri a veya an ile kullanamayız.

A water.

A bottle of water.

A milk

A glass of milk.

 

 

İngilizce Zamanlar (Tenses)

 

İngilizcede Zamanlar, en önemli gramer konularından biridir. Zamanları iyi öğrenmek gramer bilginizin temelini oluşturur. İngilizcede 12 adet Tense vardır. Bu yazımızda en temel zamanları bir arada göstererek İngilizce Zamanlar konusunun temelini atacağız. Present Continuous (Şimdiki Zaman), Simple Past (Geçmiş Zaman) ve Simple Future (Gelecek Zaman) konularına göz atalım.

 

Present Continuous – Şimdiki zaman

 

Şimdiki zamanı şu anda gerçekleşen eylemler için kullanırız.

Yapı:

To be + (mastar+-ing)

 

 

 olumlu

 olumsuz

 soru

 I

 I am playing.

 I am not playing.

 Am I playing?

 he, she, it

 He is playing.

 He is not playing.

 Is he playing?

 you, we, they

 You are playing.

 You are not playing.

 Are you playing?

 

What are you doing now? Şu an ne yapıyorsun?

I am listening to music. Müzik dinliyorum.

What are they doing? Ne yapıyorsun?

They are playing tennis. Tenis oynuyorlar.

What is Ryan doing? Ryan ne yapıyor?

He is watching TV. Televizyon izliyor.

 

Past Simple – Geçmiş Zaman

 

Geçmiş zamanı geçmişte gerçekleşmiş eylemler için kullanırız.

Düzenli fiiller için yapı: “fiil+ed”

Örneğin,

play - played

listen - listened

watch - watched

 

 

 olumlu

 olumsuz

 soru

 I

 I played.

 I did not play.

 I didn’t play.

 Did I play?

 he, she, it

 He played.

 He did not play.

 He didn’t play.

 Did he play?

 you, we, they

 You played.

 You did not play.

 You didn’t play.

 Did you play?

 

Olumsuz ve soru kalıplarında, to do fiilinin geçmiş zamanını olan did sözcüğünü kullanırız.

 

What did you do yesterday? Dün ne yaptın?

I listened to music. Müzik dinledim.

I didn’t listen to music. Müzik dinlemedim.

 

What did they do yesterday? Dün ne yaptılar?

They watched TV. Televizyon seyrettiler.

They didn’t watch TV. Televizyon seyretmediler.

 

What did Ryan do today? Ryan bugün ne yaptı?

He played tennis. Tenis oynadı.

He didn’t play tennis. Tenis oynamadı.

 

To be fiilinin geçmiş zamanı düzensizdir.

 

 olumlu

 olumsuz

 soru

 I, he, she, it

 I was

 I was not

 I wasn’t

 Was I?

 

 You, we, they

 You were

 You were not

 You weren’t

 Weren’t you?

 

Was it a nice day yesterday? Dün güzel bir gün müydü?

Yes, it was. Evet, öyleydi.

No, it wasn’t. Hayır, değildi.

 

Were you at home yesterday? Dün evde miydin?

Yes, I was. Evet, öyleydim.

No, I wasn’t. Hayır, değildim.

 

Simple Future – Gelecek Zaman

 

Gelecek zamanı ileri bir tarihte gerçekleşecek olan eylemleri ifade etmek için kullanırız.

İngilizcede gelecek zamanın iki farklı yapısı vardır: "will" ve "be going to."

 

Will

1) Will + fiil

 

 olumlu

 olumsuz

 soru

 I, you, we,   they, he, she, it

 You will play.

 You will not play.

 You won’t play.

 Will you play?

 

Will you play tennis tomorrow? Yarın tenis oynayacak mısın?

Yes, I will. Evet, oynayacağım.

No, I won’t. Hayır, oynamayacağım.

 

Going to

2) [am/is/are + going to + fiil]

 

 olumlu

 olumsuz

 soru

 I

 I am going to play.

 I am not going to play.

 Am I going to play?

 he, she, it

 He is going to play.

 He is not going to play.

 Is he going to play?

 you, we, they

 You are going to play.

 You are not going to play.

 Are you going to play?

 

Are you going to play tennis tomorrow? Yarın tenis oynayacak mısın?

I’m going to play at 8am tomorrow. Yarın 8’de oynayacağım.

 

Ne zaman “will” kullanırız?

 

1)  Bir şeyi o anda yapmaya karar verdiğimizde “will” kullanırız.

Örnek:

What would you like to drink? Ne içersiniz?
I will have a cup of tea, please. Bir bardak çay alayım lütfen.

2) Uzak gelecekle ilgili tahmin yürüttüğümüzde “will” kullanırız.

I think he will get better soon. Yakında iyileşeceğini düşünüyorum.

3) Teklif veya sözlerde “will” kullanırız.

I will meet you around noon. Seninle öğle civarı buluşacağım.

 

Ne zaman “going to” kullanırız?

 

1) Planlanmış eylemlerde “going to” kullanırız.

I’m going to wear a shirt tonight. Bu akşam gömlek giyeceğim.

2) Yakın gelecekle ilgili tahmin yürüttüğümüzde “going to” kullanırız.

Watch out! You’re going to fall! Dikkat et! Düşeceksin!

 

Zaman ve mekan bilindiği durumlarda, gelecek planlardan bahsederken, Şimdiki Zaman’ı da kullanabiliriz.

  • I’m meeting her tomorrow at 9 o’clock.Onunla yarın saat 9’da buluşuyorum.
  • We’re celebrating his birthday next Saturday.Onun doğum gününü gelecek cumartesi kutluyoruz.

 

 

İsim Fiiller – Gerund Nedir?

 

İngilizcede Gerund yani isim fiiller –ing eki alan fiillerdir. Örneğin, koşuya gitmek (go running).

I go running on Saturdays. (Cumartesileri koşuya giderim)

I play tennis on the weekends. (Hafta sonları tenis oynarım)

I don’t like watching TV. (TV izlemeyi sevmem)

I enjoy reading books. Kitap okumaktan hoşlanırım.

 

Dikkat edin! Bir yüklem –ing ekiyle bittiğinde “isim-fiil” veya “şimdiki zaman” belirten fiil olabilir.

I like playing tennis. Tenis oynamayı severim. (İsim fiil)

I am playing tennis. Tenis oynuyorum. (Şimdiki zaman)

 

İsim Fiiller – Gerund ne zaman kullanılır?

 

1) İsim fiilleri Özne, Nesne veya Tümleç olarak kullanırız.

 

Playing tennis is tiring. (Tenis oynamak yorucu)

Watching TV is boring. (TV izlemek sıkıcı)

 

2) Edatlardan sonra kullanırız.

 

I look forward to meeting you. Seninle buluşmaya can atıyorum.

I am afraid of losing you. Seni kaybetmekten korkuyorum.

 

3) Enjoy, dislike, love gibi eylemlerden sonra kullanırız.

 

I enjoy cooking. Yemek pişirmekten zevk alırım.

I love eating deserts. Tatlı yemeye bayılırım. (çok severim)

I don’t like going to the gym. Spor salonuna gitmekten hoşlanmam.

 

Ne zaman isim fiil ne zaman mastar kullanılacağını bilmek zor olabilir.

Gerund’lar -ing takısı ile oluşturulur; running, kicking veya reading gibi.

Mastarlar to ile oluşturulur. Örneğin, to run, to play, to watch ve to read gibi. O halde hangisini kullanacağımızı nasıl anlıyoruz?

Genel kural olarak, mastar eylemin kendisini, isim fiil ise daha genel bir anlamı vurgular.

Örneğin,

I prefer staying at home. Evde kalmayı tercih ederim. (Genellikle tercihimiz budur)

I prefer to stay at home tonight. Bu gece evde kalmayı tercih ederim. (Sadece bu gecelik tercihimiz)

 

Çoğu zaman, bu sözcükleri birbirleri yerine kullanabiliriz. Fakat, dikkatli olun, bazı fiiller sadece isim fiille, ve bazıları sadece mastarla kullanılabilir. Bu fiillerin detaylı bir listesini aşağıda bulabilirsiniz.

 

Bu fiillerden sonra gerund gelmelidir:


Enjoy
Stop
Practice
Miss
Think about
Consider
Quit
Give up
Feel like
Finish
Avoid
(Can’t) help
(Can’t) stand
(Don’t) mind

 

Bu fiillerden sonra mastar gelmelidir:


Promise
Need
Plan
Hope
Want
Learn
Agree
Decide
Would like

 

Bazı fiillerden sonra hem gerund hem de mastar gelebilir:


Like
Love
Hate
Continue
Start
Remember

Prefer

Begin

Agree

Mean

 

İngilizce Adverbs (zarflar) nelerdir?

 

Zarflar Türkçede olduğu gibi İngilizcede de fiilleri durum, zaman ve azlık-çok yönünden niteleyen kelimelerdir. Bu yazımızda sıklık zarflarına göz atalım.

 

Never (Hiçbir zaman)

Rarely (Nadiren)

Sometimes (Bazen)

Often (Sık sık)

Usually (Genelde)

Always (Her zaman)

 

Şimdi bunların cümle içinde nasıl kullanıldığına bakalım.

 

Özne + zarf + yüklem

I sometimes listen to music. (Bazen müzik dinlerim)

 

“To be” fiiline dikkat edin!

Özne + to be + zarf

It always is cold. (yanlış)

It is always cold. (Her zaman soğuktur) (doğru)

Sometimes ve occasionally istisnalardır. Cümle içinde başta, ortada veya sonda bulunabilirler.

 

İngilizce Active – Passive (Aktif-Pasif)

 

İngilizcedeki Active-passive cümlelere Türkçede etken ve edilgen cümleler denir. Özneyi değil eylemi vurgulamak istediğimizde passive kullanırız.

Verb to be (am/is/are) + Past participle (cleaned, made, etc.)

 

Active: Sarah cleans the room.

Passive: The room is cleaned by Sarah.

 

Özne bilinmediğinde de passive kullanılır.

Butter is made from whole milk. (kimin yaptığı önemli değil veya bilinmiyor)

 

Örnekler:

Active: Someone cleans the room every day. Biri odayı her gün temizliyor.

Passive: The room is cleaned every day. Oda her gün temizleniyor.

 

What is glass made from?

Glass is made from sand.

 

Many different languages are spoken in South Africa.

Tigers are found in India.

Paper is made from wood.

 

İngilizce Gramer Kitabı

 

İngilizce gramer konularını özet olarak bu yazımızda inceledik. Tüm gramer konularını detaylı bir şekilde öğrenmenin en iyi yolu bir dilbilgisi kitabı edinmek ve bilmediğiniz konular karşınıza çıktıkça kitaptan çalışmaktır. Kütüphanenizde mutlaka İngilizce dilbilgisi kitabı bulundurmanızı tavsiye ederiz.

 

Almanca Cümleler

 

Almanca öğrenmeye yeni başlıyorsanız veya Almanya’ya turistik bir gezi planlıyorsanız Almanca cümleler kurabiliyor olmanız oldukça işinize yarayacaktır. Basit ve günlük hayatta sıkça rastlayacağınız Almancada en çok kullanılan cümle kalıpları konusunu sıkça tekrar etmenizde fayda var.

 

Almanca Cümleler

 

Almanca cümleler adlı konumuzda günlük hayata dair basit cümleleri kategorilere ayırarak öğreneceğiz. Kendinizi yeni arkadaşlara veya iş arkadaşlarına tanıtmaktan toplu taşımada gezinmeye veya kendinizi Almanca ifade etmeye zorlandığınızı bildirmeye kadar dilsel tüm temel ihtiyaçlarınızı karşılayacağını umarız! O halde lafı daha fazla uzatmadan, Almanca cümleler ile devam edelim.

 

DİL BİLME/SÖYLENENİ ANLAMA

 

Almanca konuşur musunuz? (bilir misiniz?)

Sprechen Sie Deutsch?

[şprehın-zi: doyç]

 

Hayır, Almanca konuşamam. (bilmem). 

Nein, ich spreche nicht Deutsch.

[nayn ih-şprehı niht doyç]

 

Almancayı biraz konuşurum.

Ich spreche ein bisschen Deutsch.

[ih-şprehı ayn-bishın doyç]

 

Beni anlıyor musunuz?

Verstehen Sie mich?

[ferşte:ın-zi: mih]

 

Sizi anlamıyorum.

Ich verstehe Sie nicht.

[ih-ferşte:ı zi niht]

 

Tekrarlar mısınız, lütfen?

Bitte, würden Sie wiederholen?

[bitı vürdın-zi: vi:dırho:lın]

 

Lütfen yavaş konuşunuz.

Bitte, sprechen Sie, langsam.

[bitı şprehın-zi: langza:m]

 

Anlamadım.

Ich habe nicht verstanden.

[ih-ha:bı niht ferştandın]

 

SELAMLAŞMA

 

Selam!

Hallo!

[halo:]

 

Nasılsınız?

Wie geht es Ihnen?

[vi:-ge:t-es i:nın]

 

İyiyim teşekkür ederim.

Es geht mir gut, danke.

[es ge:t mi:r gu:t dankı]

 

Teşekkür ederim, iyiyim. Siz nasılsınız?

Danke gut. Und wie geht es Ihnen?

[dankı gu:t unt vi-ge:t-es i:nın]

 

Nasıl gidiyor?

Wie geht's?

[vi:-ge:ts]

 

Fena değil.

Nicht schlecht.

[niht şleht]

 

KENDİNİZ HAKKINDA

 

Adım ......'dir.

Ich heiße ......

[ih-haysı ......]

 

Türk'üm.

Ich bin ein Türke.

[ih-bin ayn türkı]

 

...... yaşındayım.

Ich bin ...... Jahre alt.

[ih-bin ...... ya:rı alt]

 

Ben öğrenci (doktor, öğret-men, işçi, ......)'yim.

Ich bin Schüler (Arzt, Leh-rer, Arbeiter, ......).

[ih-bin şü:lır (a:rtst, le:rır, arbaytır, ......)]

 

İstanbul'da oturuyorum.

Ich wohne in Istanbul.

[ih-vo:nı in istanbul]

 

BİLGİ EDİNME/YOL SORMA

 

Bana ...nın nerede olduğunu gösterebilir misiniz?

Können Sie mir zeigen, wo ...... ist?

[könın zi: mi:r tsaygın vo: ...... ist]

 

Oraya nasıl gidebiliriz?

Wie können wir dorthin gehen?

[vi: könın-vi:r dorthin ge:ın]

 

Danışma bürosu nerededir?

Wo ist das Informationsbüro?

[vo:-ist das informasyo:nsbüro:]

 

İstasyon ne kadar uzaktadır?

Wie weit ist der Bahnhof?

[vi:vayt ist de:r ba:nho:f]

 

Dükkânlar ne zaman açılır (kapanır)?

Wann werden die Geschäfte geöffnet (geschlossen)?

[van ve:rdın di-gışeftı gıöfnıt (gışlosın)]

 

Otobüs durağı nerede(dir)?

Wo ist die Bushaltestelle?

[vo:-ist di-bushaltıştelı]

 

En yakın banka nerededir?

Wo ist die nächste Bank?

[vo:-ist di-ne:hstı bank]

 

Nerede bir taksi bulabilirim?

Wo kann ich ein Taxi finden?

[vo:-kan-ih ayn taksi findın]

 

Otomobilimi nerede park edebilirim?

Wo kann ich mein Auto parken?

[vo:-kan-ih mayn auto parkın]

 

Müze (istasyon, park, ...) nerededir?

Wo ist das Museum (der Bahnhof, der Park ...)?

[vo:-ist das muze:um (de:r ba:nho:f, de:r park, ...)]

 

Giriş biletleri nereden alınabilir?

Wo kann man die Eintrittskarten bekommen?

[vo: kan-man di-ayntritskartın bıkomın]

 

... ne kadar uzaklıkta?

Wie weit ist ... ?

[vi-vayt ist ...]

 

RESTORANDA

 

Bugün akşam saat 8 için 4 kişilik rezervasyon yapabilir misiniz?

Können Sie bitte für heute Abend 8 Uhr einen Tisch für vier Personen reservieren?

[könın-zi: bitı fü:r hoytı a:bınt aynın tiş fü:r fi:r perzo:nın rezervi:rın]

 

Rezervasyon yaptırmıştık.

Wir hatten schon einen Tisch reserviert.

[vi:r hatın şo:n aynın tiş rezervi:rt]

 

Garson!

Herr Kellner!

[her kelnır]

 

Boş masanız var mı?

Haben Sie einen freien Tisch?

[ha:bın zi: aynın frayın tiş]

 

... istiyorum.

Ich möchte ... .

[ih-möhtı ...]

 

Evet, lütfen.

Ja, bitte.

[ya:-bitı]

 

Azıcık lütfen.

Ein wenig, bitte.

[ayn-ve:nig bitı]

 

ALIŞVERİŞTE

 

Yardımcı olur musunuz?

Können Sie mir helfen?

[könın-zi: mi:r helfın]

 

... var mı?

Gibt es ...?

[gipt-es ...]

 

Bunu beğenmedim.

Das hat mir nicht gefallen.

[das hat-mi:r niht gıfalın]

 

Bu hoşuma gitti.

Das gefällt mir.

[das gıfelt mi:r]

 

Bir prova edebilir miyim?

Kann ich es anprobieren?

[kan-ih-es anprobi:rın]

 

Bu ne kadar?

Was kostet das?

[vas kostıt das]

 

Sizde ... bulunur mu?

Haben Sie ...?

[ha:bın-zi: ...]

 

Hepsi bu kadar teşekkür ederim.

Danke, das ist alles.

[dankı das ist alıs]

 

 

Almanca öğrenirken işinize yarayacak bazı temel cümle kalıplarını gördük. Bu temel kalıplar hem iletişim kurmanızı kolaylaştıracak hem de dili kavramanıza yardımcı olacak. Bu cümlelerin yanı sıra öğreniminizi dilbilgisi kuralları ve kelime bilgisi ile de desteklerseniz kısa sürede basit düzeyde iletişim kuracak seviyeye gelebilirsiniz. Kelime bilgisi ile ilgili yazımıza da göz atmayı unutmayın. FONO - Almanca Kelimeler Konu Anlatımı

Farklı konulara göre listelediğimiz  Almanca Cümleler umarız keyifli ve faydalı olmuştur. Daha fazla cümle için Almanca Konuşma Kılavuzu kitabımıza göz atabilirsiniz. Ayrıca, Almancayı temelden öğrenmek veya sadece geliştirmek için çeşitli eğitim seti, kitap veya online kursları sayfamızdan inceleyebilirsiniz.

Almanca Kelimeler Konu Anlatımı

 

Almanca öğrenmesi zor bir dil mi? Almanca öğrenmek isteyen herkesin aklına gelen ilk soru bu olabilir. Evet, öğrenmesi çok basit bir dil diyemeyiz ama doğru yöntemlerle öğrenilir ve temeli sağlam atılırsa geliştirmek sanıldığından çok daha kolay. Öncelikle temel bir kelime bilgisine sahip olmak her dilde olduğu gibi Almancada da çok önemli. Almanca Kelimeler ile öğreniminize başlayabilirsiniz. En sık kullanılan kelimeleri ezberlerseniz hiç Almanca bilmeseniz dahi ne kadar çok şeyi anladığınızı görünce şaşıracaksınız!

 

Sık kullanılan Almanca kelimeler

 

Almanca dili yaklaşık 300.000 kelimeye sahiptir. Ancak, akıcı Almanca konuşabilmek tabii ki hepsini bilmenize gerek yok. Almancada en çok kullanılan ilk 100 kelimeyi bile bilmek Almancanın yarısına yakınını anlamanızı sağlar. Aşağıda günlük hayatta Almanca konuşurken en çok işinize yaracak kelimeleri göreceksiniz.

Almanca Kelimeler adlı bu konumuzda kelime bilginizi üst seviyeye taşıyacak en temel Almanca kelimelere göz atalım.

 

Almanca En Çok Kullanılan Kelimeler

 

Öğrenmeye, sık kullanılan kelimelerle başlayalım.

 

Hallo - Merhaba

Danke – Teşekkürler

Dankeschön – Teşekkür ederim

Bitte – Lütfen

Guten Morgen – Günaydın

Guten Tag - İyi günler

Guten Abend – İyi akşamlar

Gute Nacht – İyi geceler

Auf Wiedersehen - Hoşça kalın

Tschüss – Güle güle, hoşça kal

Bis Bald - Görüşürüz

Ja - Evet

Nein – Hayır

Vielleicht - Belki

Entschuldigen Sie, bitte – Afedersiniz

Gut - Pekala

Entschuldigung – Özür dilerim

Verstanden – Anlaştık

Okay - Tamam

Natürlich – Tabii

Wunderbar - Harika

 

Şimdi bazı kelime kategorilerini görelim.

 

Almanca Sayılar:

1 - eins

2 - zwei

3 - drei

4 - vier

5 -fünf

6 -sechs

7 -sieben

8 -acht

9 -neun

10 -zehn

 

Aile ve Kişiler:

die Familie - Aile

die Mutter - Anne

der Vater - Baba

der Ehemann - Eş, Koca

die Ehefrau - Eş, Hanım

der Sohn - Erkek Evlat

die Tochter - Kız Evlat

die Eltern - Ebeveyn

die Geschwister - Kardeşler

der ältere Bruder - Abi

die ältere Schwester - Abla

das Baby - Bebek

das Kind - Çocuk

der Bruder - Erkek Kardeş

die Schwester - Kız Kardeş

die Großeltern - Dede-Nine

die Großmutter - Nine

der Großvater - Dede

der Freund - Dost, Arkadaş

die Freundin - Kız Arkadaş

 

Almanca Mevsimler:

Frühling - İlkbahar

Sommer - Yaz

Herbst - Sonbahar

Winter - Kış 

 

Almanca Aylar:

Ocak - Januar

Şubat - Februar

Mart - März

Nisan - April

Mayıs - Mai

Haziran - Juni

Temmuz - Juli

Ağustos - August

Eylül - September

Ekim - Oktober

Kasım - November

Aralık - Dezember

 

Almanca Günler:

Montag - Pazartesi

Dienstag - Salı

Mittwoch - Çarşamba

Donnerstag - Perşembe

Freitag - Cuma

Samstag - Cumartesi

Sonntag - Pazar

 

Almanca  Renkler

weiß - beyaz

schwarz - siyah

gelb - sarı

rot - kırmızı

blau - mavi

grün - yeşil

orange - turuncu

rosa - pembe

grau - gri

violett - mor

dunkelblau - lacivert

braun - kahverengi

beige - bej

 

 

 

Sıfatlar

 

Günlük konuşmalarda sürekli duyacağınız en sık kullanılan sıfatları birlikte ezberleyelim.

 

schön - güzel

hässlich - çirkin

stark - güçlü

schwach - zayıf

klein - küçük, ufak

groß - büyük, iri

richtig - doğru

falsch - yanlış

warm - sıcak

kalt - soğuk

jung - genç

alt - ihtiyar, eski

dick - kalın, şişman

dunn - ince, hafif

dumm - aptal, budala

tief - derin, alçak

hoch - yüksek

leise - sessiz

laut - gürültülü

gut - iyi, hoş

schlecht - kötü, fena

teuer - pahalı

billig - ucuz

kurz - kısa

lang - uzun

langsam - yavaş

schnell - hızlı

 

 

Fiiller

 

Eylemleri tanımlamak için en temel fiillere göz atalım.

 

kommen - gelmek

wohnen - ikamet etmek

arbeiten - çalışmak,

trinken - içmek

sprechen - konuşmak

nehmen - almak

antworten - cevap vermek

fragen - sormak

möchten - istemek

haben - sahip olmak

kösten - fiyatı olmak

funktionieren - çalışmak/işlemek

zahlen - ödemek

bezahlen - ödemek

brauchen - ihtiyacı olmak

lesen - okumak

ordnen  düzenlemek

ergänzen - tamamlamak,doldurmak

machen - yapmak

 heißen - adlandırılmak

 

Soru Sözcükleri

 

Özellikle bir yerde turist olarak bulunuyorsak mutlaka soru sormamız gerekecek. Bilgi almak, yer ve yön bulmak amaçlı kullanabileceğimiz soru sözcüklerine bakalım.

 

Was - Ne
Wer - Kim
Wo - Nerede
Woher - Nereden
Wie - Nasıl
Wen - Kimi
Wem - Kime
Warum - Niçin
Wie viele - Kaç
Wann - Ne zaman
Welche - Hangi
Wie large - Ne kadar
Wessen - Kimin
Wohin - Nereye

Almancada öğrenmeniz gereken ve günlük hayatta çok kullanılan en temel Almanca kelimeleri gruplara ayırarak sıraladık. Bu listedeki kelimeleri ezberlemenizi ve farklı yerlerde söylendiğini duyduğunuzda not alarak tekrar etmenizi tavsiye ederiz. Daha detaylı ve sistematik bir yöntemle kelime bilginizi geliştirmek isterseniz yayınlarımıza göz atmayı unutmayın.

İspanyolca Kelimeler Ve Anlamları

İspanyolcayı ister kültür, sanat, iş veya gezi amaçlı ister sadece hobi olarak öğreniyor olun öncelikle temel bir kelime bilgisine sahip olmak çok önemli. Özellikle, İspanyolca konuşulan bir ülkeye gitmeyi planlıyorsanız İngilizce ile idare ederim diye düşünmeyin. İngilizce konuşan yerli bulmak çok da kolay değil. En sık kullanılan kelimeleri ezberlerseniz hiç İspanyolca bilmeseniz dahi ne kadar çok şeyi anladığınızı görünce şaşıracaksınız!

 

Sık kullanılan İspanyolca kelimeler

İspanyolca ana dil olarak dünya üzerinde en çok konuşulan ikinci dildir. İspanyolca dilinin toplam 250000 kelimeden oluştuğu tahmin edilmektedir. Ancak, İspanyolcayı akıcı konuşmak için bu kelimelerin %5’ini bilmek yeterli. Ayrıca, sadece 100 kelime ile İspanyolca bir makale veya kitaptaki kelimelerin yarısını anlamak mümkün. İspanyolcada en sık kullanılan 1000 kelimeyi öğrendiğinizde ise İspanyolca metinlerin %75'ini anlayabilirsiniz.

 

Şimdi kelime bilginizi üst seviyeye taşıyacak en temel İspanyolca kelimelere göz atacağız.

 

İspanyolca En Çok Kullanılan Kelimeler

 

Öğrenmeye, günlük hayatta sürekli duyacağınız ve en temel diyalogların en sık kullanılan kelimeleri ile başlayalım.

 

Hola - Merhaba

Gracias - Teşekkürler

Por favor - Lütfen

Lo siento - Özür dilerim

Bienvenidos - Hoş geldiniz

Adiós - Hoşça kalın

Buenos días - Günaydın

Que tengas un buen dia - İyi günler

Buenas tardes - Tünaydın (öğleden sonra)

Buenas noches - İyi geceler

Adiós - Güle güle

Perdón - Pardon

Sí - Evet

No - Hayır

Okey / Vale - Tamam

Por supuesto - Elbette

Tienes razón - Haklısınız

Perdón / Perdóname - Affedersiniz

Eres bienvenido - Rica ederim

Ayúdame - Yardım edin

 

İlk etapta işimize yarayacak 21 adet kelime/kalıp öğrendik. Şimdi kelimeleri bazı faydalı kategorilere ayırarak çalışmaya devam edelim.

 

İspanyolca Sayılar:

Uno - bir

Dos - iki

Tres - üç

Cuatro - dört

Cinco - beş

Seis - altı

Siete - yedi

Ocho - sekiz

Nueve - dokuz

Diez - on

 

Kişiler:

Señor - Bay

Señorita / señora - Bayan

Bebé - Bebek

Niño - Çocuk

Joven - Genç

Viejo - Yaşlı

La madre - Anne

El padre - Baba

Hermano (e), Hermana (d) - Kardeş

El amigo (e), La amiga (d) - Arkadaş

 

İspanyolca mevsimler:

Invierno - Kış

Primavera - İlkbahar

Otoño - Sonbahar

Verano - Yaz

 

Günler:

Lunes - Pazartesi

Martes - Salı

Miércoles - Çarşamba

Jueves - Perşembe

Viernes - Cuma

Sábado - Cumartesi

Domingo - Pazar

 

İspanyolca  Renkler:

Renk - Color

Siyah - Negro

Mavi - Azul

Kahverengi - Marrón

Yeşil - Verde

Turuncu - Naranja

Mor - Morado

Kırmızı - Rojo

 

İsimler

 

Günlük konuşmalarda sürekli duyacağınız en sık kullanılan isimleri tanımlıkları ile birlikte ezberleyelim.

 

la casa - ev

la mesa - masa

la ventana - pencere

la silla - sandalye

la puerta - kapı

el reloj - saat

el piso - yer

la mujer - kadın

el hombre - adam

la niña - kız

el niño - erkek

el gato (eril) - kedi

la gata (dişil) - kedi

el perro (eril) - köpek

la perra (dişil) - köpek

el pájaro - kuş

el coche - araba

la calle - sokak

la tienda - dükkan

la biblioteca - kütüphane

el libro - kitap

la playa - plaj

la montaña - dağ

café - kahve

- çay

vino - şarap

cerveza - bira

leche - süt

agua - su

la iglesia - kilise

el museo - müze

 

Fiiller

 

Sadece isimleri kullanarak her şeyi açıklayamayız. Şimdi, eylemleri tanımlamak için en temel fiillere göz atalım.

 

abrir – açmak

ayudar – yardım etmek

bailar – dans etmek

cambiar - değiştirmek

caminar - yürümek

cantar – şarkı söylemek

comenzar - başlamak

contar - saymak

correr - koşmak

creer - inanmak

dar - vermek

deber – borçlu olmak

decir - söylemek

entender - anlamak

estar - olmak

estudiar - çalışmak

gustar - sevmek

haber – sahip olmak

hablar - konuşmak

ir - gitmek

jugar - oynamak

llamar - aramak

pagar - ödemek

partir - çıkmak

pedir - sormak

poner - koymak

preguntar – soru sormak

querer - istemek

saber - bilmek

ser - olmak

tener – sahip olmak

visitar – ziyaret etmek

vivir - yaşamak

 

Soru Sözcükleri

 

Özellikle bir yerde turist olarak bulunuyorsak mutlaka soru sormamız gerekecek. Bilgi almak, yer ve yön bulmak amaçlı kullanabileceğimiz soru sözcüklerine bakalım.

 

¿Cómo? – Nasıl?

¿Cuál?Hangisi?

¿Cuándo?– Ne zaman?

¿Dónde?– Nerede?

¿Por qué?– Neden?

¿Qué?– Ne?

¿Quién?– Kim?

 

 

Günlük Konuşmalar

 

Kelimelerin yanı sıra biraz da günlük hayata dair cümle ezberlemekte fayda var.

 

Buenos días. – Günaydın(iyi günler)

Buenas tardes. – Tünaydın

Buenas noches.İyi geceler

Hola. - Merhaba

¿Cómo estás? – Nasılsın?

¿Cómo está usted? – Nasılsınız?

Bien, gracias. İyi, teşekkürler.

¿Y usted? – Ya siz?

¿Cómo te llamas? – İsmin ne?

Me llamo… Benim ismim…

Estoy buscando un restaurante. – Bir restoran arıyorum.

Estoy buscando una parada de autobús. – Bir otobüs durağı arıyorum.

Estoy buscando un hospital. – Bir hastane arıyorum.

Gracias. – Teşekkürler.

De nada. – Rica ederim.

Perdóneme. – Afedersiniz.

Lo siento. – Üzgünüm.

Hasta luego. – Görüşürüz.

 

 

Sadece bu kelime ve kalıpları ezberleyerek bile İspanyolca konuşulan ortamlarda birçok konuyu genel hatlarıyla da olsa yakalayabilirsiniz. Sık kullanılan kelimeleri daha detaylı ve  sistematik bir şekilde öğrenmek için bu konu ile ilgili yayınlarımıza göz atmayı unutmayın.

İngilizce Alt Yazılı Dizi İzleyerek İngilizcenizi Geliştirin - 10 Netflix Dizi Önerisi

İngilizcenizi Geliştirmeniz için En İyi 10 Netflix Dizisi

 

Son yıllarda birçoğumuz boş zamanımızı dizi izleyerek değerlendiriyoruz. Dizi izlemek sadece eğlenceli bir aktivite değil aynı zamanda farklı bilgiler edinmek ve yabancı dilinizi geliştirmek için de oldukça faydalı.

İngilizceyi geliştirmenin belki de en önemli yöntemlerinden biri İngilizceye maruz kalmak. Hepimizin sık sık yurt dışına gitme, orada yaşama veya ana dili İngilizce olan biriyle sohbet etme fırsatı olmayabilir. Neyse ki, diziler imdadımıza yetişiyor. Gramer kurallarını öğrenmek ne kadar önemliyse konuşabilmek ve konuşulanı anlamak da o kadar önemli. Dizileri izlerken konuşmalara kulak kesilmenizi tavsiye ederiz. Bilmediğiniz kalıpları geri alıp tekrar tekrar dinlemeye ve aklınızda tutmaya çalışın. Eğer imkanınız varsa alt yazıları da bazen İngilizce açmanız faydalı olacaktır.

Patlamış mısırlarınızı şimdiden hazırlayın ve listemizi okuduktan sonra kendinize uygun olan diziyi seçip öğrenmeye başlayın!

 

1. Breaking Bad

 

İngilizcenizi geliştirebileceğiniz yabancı diziler listemize efsanevi Breaking Bad dizisi ile başlıyoruz. 9.4 imdb puanı ile şüphesiz gelmiş geçmiş en beğenilen dizilerden. 50 yaşında lisede kimya öğretmeni olan Walter maddi açıdan ailesinin gereksinimlerini karşılayabilmek için araba yıkamacısında ek iş yapmaktadır ancak bir süre sonra ileri derecede akciğer kanseri olduğunu ve çok kısa bir ömrünün kaldığını öğrenir. Ailesine daha çok para bırakabilmek için kimya bilgilerini uyuşturucu yapımında kullanmaya karar ve macera tam da burada başlar. Walter’ın tane tane konuştuğu İngilizcesi çok faydalı olacak ve her bölümü soluksuz izleyeceksiniz. Hala izlemediyseniz mutlaka izlenecekler listenize almayı unutmayın.

 

2. Friends

 

Friends dizisini duymayanınız yoktur. Çok sevilen ve tam on sezon süren dizi Amerikan sitcom türündedir. Manhattan’da yaşayan geçmişleri bir şekilde kesişmiş bir grup arkadaşın hayatını konu alır. İçinizi ısıtacak, daha önce izlediyseniz bile tekrar tekrar izlenecek türden bir dizi. Ayrıca, İngilizcenizi eğlenceli bir şekilde geliştirmek ve Amerikan İngilizcesini yakından tanıma fırsatı yakalamanız için çok faydalı bir kaynak olacağını garanti ederiz.

 

3. The Crown

 

Özellikle tarihi ve dönem dizilerini sevenler için muhteşem bir dizi. Dizi, Kraliçe II. Elizabeth'in saltanat dönemini anlatan bir biyografi hikâyesidir. II. Dünya Savaşı’nın yarattığı yıkımın ardından İngiltere siyasi karışıklık içindedir ve bu zorlu dönemde tahta bir kadın geçmektedir. II. Elizabeth'in tahta geçmesi ile yeni bir dönem başlayacaktır. Kraliçe II. Elizabeth'in tahttaki ilk yıllarının perde arkasının konu edildiği dizide, siyasi rekabetler, aşk ve 20. Yüzyılın ikinci yarısına şekil veren olaylar anlatılıyor. Bu dizi sayesinde sadece İngilizcenizi geliştirmekle kalmayıp tarihle ilgili de önemli bilgiler edineceksiniz.

 

4. Stranger Things

 

Her yaştan seyircinin ilgisini çekecek olsa da bilim kurgu ve korku tutkunu gençlerin özellikle seveceği bir diziye atlayalım. Stranger Things dizisi kaybolan arkadaşlarını arayan 3 çocuk ve onlara yardım eden olağanüstü yeteneklere sahip başka bir çocuğu konu alıyor. 80’lere merakınız varsa kaçırmayın deriz çünkü hikaye bu yıllarda geçiyor. Kısa ve anlaşılır konuşma diline sahip bu diziyle hem İngilizcenizi geliştirecek hem de  heyecanlı dakikalar geçireceksiniz.

 

5. The Queen’s Gambit

 

Sırada diğerlerine göre daha yeni bir dizi var. The Queen’s Gambit dizisi  1950’li yıllarda Kentucky’de bir yetimhanede büyüyen satranç dâhisi bir kız Beth Harmon’un hikayesini anlatıyor. Dizinin ana konusu satranç gibi gözükse de dizide kadın hakları üzerine de vurgular vardır. Ayrıca, Beth’in çocukluktan yetişkinliğe yaşadığı süreci anlattığından farklı dönemlere ait mekân ve kostümler de ilginizi çekecek. Kullanılan İngilizcenin sade ve anlaşılır olmasının yanı sıra satranç meraklıları için terimlerin İngilizcelerini de öğrenmek eğlenceli olacaktır.

 

6. Suits

 

Hukuk terimleri barındıran bir dizi olan Suits ile listemize devam edelim. Bir dahi olan Mike hukuk fakültesinden atılır. Harvard mezunu Harvey Specter ile Mike’ın yolu NewYork’ta kesişir. Harika bir fotografik hafızaya sahip olan Mike Harvey tarafından hemen fark edilir. İkilinin birlikte çalışmaya başlamasıyla olaylar başlar. Merak etmeyin bu diziyi keyifle izlemek için hukuk sevmeniz gerekmiyor, son derece hızlı bir tempoda ilerleyen bu dizi İngilizcenizi rahatlıkla geliştirebilirsiniz.

 

7. How I Met Your Mother

 

Arkadaşlık konulu sitcom dendiğinde How I Met Your Mother kesinlikle ilk akla gelen isimlerden. 2030 yılında Ted Mosby iki çocuğunu karşısına alıp anneleriyle nasıl tanıştıklarını anlattığı uzun bir hikâye ile dizi başlıyor. Ted, 2005 yılından anlatmaya başladığı hikâyede en yakın arkadaşları Marshall, Lily, Barney ve Robin ile yaşadığı birbirinden komik ve güzel anıları anlatıyor. Bu 5 arkadaşın kendilerine ait, güzel anılarını izlerken hem çok güleceksiniz hem de içiniz ısınıcak. Bol bol arkadaş arası sohbete tanık olacağınız bu dizinin İngilizcenize şüphesiz büyük katkısı olacaktır.

 

8. House of Cards

 

Bir romandan uyarlanan House of Cards politik drama türünün muhteşem örneklerinden bir tanesidir. Ana karakter olan Frank Underwood’un kör edici hırsını, izleyicisini hayrete düşüren acımasızlıklarını ve başarıya götüren yolda ne denli pislik bir adama dönüşmesini gözler önüne seren yapım güçlü oyuncu kadrosu ve gerçekçi anlatımı ile dikkat çekiyor. Özellikle politikaya ilgi duyanlar ve iş İngilizcesini geliştirmek isteyenler için uygun olacaktır.

 

9. Sex Education

 

Şimdi sırada İngilizce aksanı meraklılarının özellikle ilgisini çekecek eğlenceli bir dizi var. İlk bakışta sadece gençlik komedisi gibi gözükse de cinsellik ve anatomi konularına dair eğitici bilgiler içeren Sex Education oldukça popüler bir Netflix dizisi. Annesi bir seks terapisti olan ergenlik çağındaki Otis'in dünyasında başlayan dizi, zamanla o bölgedeki hayatlara da ışık tutuyor. Genelde Amerikan dizilerinden alışık olduğumuz günlük konuşma dili ve argo tabirlerinin biraz da İngiliz kültüründeki şekillerini görmek ve farklı telaffuzlara adapte olmak için oldukça faydalı ve eğlenceli bir dizi.

 

10. Avatar - The Last Airbender

 

The Last Airbender bir çocuk çizgi dizisi gibi gözükse de yetişkinlerin de keyifle izleyeceği harika bir yapım. Asya etkileri taşıyan dövüş sanatları ve elementler etrafında dönen Avatar Aang ve arkadaşlarının dünyayı acımasız Ateş Kralı'ndan kurtarmak için çıktıkları macerayı anlatmaktadır. Arkadaşlık, hayat, aile gibi önemli kavramlara dair etkileyici öğretileri var. Ayrıca, merak ve aksiyonu her bölümde ayakta tutan bir dizi. Anime merakınız olmasa bile severek izleyeceğinizden emin olabilirsiniz. Bir çizgi dizi olduğu için İngilizce olarak listemizdeki en rahat anlaşılır seçenek olacaktır.

 

 

Umarız listemizi keyifli bulmuşsunuzdur. İngilizcenizi geliştirmek için yabancı diziler güzel bir alternatifken tek başına yeterli değil. Gramer kurallarına hakim olmak, kelime hazinenizi arttırmak da konuşmanızı geliştirecek, ana dili İngilizce olan birini duyduğunuzda daha iyi anlamanıza ve iletişim kurmanıza yardımcı olacaktır. Bunun için FONO Yayınları eğitim setlerimize, kitaplarımıza ve online kurslarımıza göz atabilirsiniz.

İngilizcede Simple Future Tense (İngilizce Gelecek Zaman) Detaylı Konu Anlatımı

İngilizcede Simple Future Tense (İngilizce Gelecek Zaman) Detaylı Konu Anlatımı

 

Simple Future Tense, Türkçe karşılığı ile Gelecek Zaman, geleceği ifade etmek için kullanılan bir tenstir. Gelecekte gerçekleşecek olan tüm eylemlerden veya gelecekle ilgili olasılıklardan bahsederken bu zamanı kullanırız. . Öncelikle bu zamanı detaylı açıkladıktan sonra, nasıl kurulduğunu örnek cümlelerle birlikte inceleyeceğiz.

 

Simple Future Tense Nedir?

 

İngilizcede Simple Future Tense (Gelecek Zaman) adından da anlaşıldığı üzere geleceği ifade eder. Gelecek Zamanın yardımcı fiili will sözcüğüdür. Will yardımcı fiilinin Türkçe karşılığı –ecek/-acak ekleridir.

 

Örnek,

I will drink a cup of coffee.

Bir fincan kahve içeceğim.

 

Bu örnek cümlede de görüldüğü gibi kahve içme eylemi henüz gerçekleşmemiş olup gelecekte gerçekleşecektir. Daha fazla örnek cümle ile anlama netlik kazandırmadan önce Simple Future Tense ile cümle yapılarına göz atalım.

Düz cümleOlumsuz cümleSoru cümlesi
I will drink. (Ben içeceğim.)I will not drink. (Ben içmeyeceğim.)Will I drink? (Ben içecek miyim?)
You will drink. (Sen içeceksin.)You will not drink. (Sen içmeyeceksin.)Will you drink? (Sen içecek misin?)
He/She/It will drink. (O içecek.)He/She/It will not drink. (O içmeyecek.)Will he/she/it drink? (O içecek mi?)
We will drink. (Biz içeceğiz.)We will not drink. (Biz içmeyeceğiz.)Will we drink? (Biz içecek miyiz?)
You will drink. (Siz içeceksiniz.)You will not drink. (Siz içmeyeceksiniz.)Will you drink? (Siz içecek misiniz?)
They will drink. (Onlar içecekler.)They will not drink. (Onlar içmeyecekler.)Will they drink? (Onlar içecekler mi?)

 

Tablodaki örnek cümlede görüldüğü gibi Simple Future Tense cümle yapısını oluşturmak için sırasıyla aşağıdaki formüller takip edilir:

 

Olumlu Cümle: ÖZNE + WILL + YÜKLEM + TÜMLEÇ

I + will + drink +a cup of coffee.

 

Olumsuz Cümle: ÖZNE + WILL NOT (won’t) + YÜKLEM + TÜMLEÇ

I +will not (won’t) + drink + a cup of coffee.

 

Soru Cümlesi: WILL + ÖZNE + YÜKLEM + TÜMLEÇ?

Will + I + drink + a cup of coffee?

 

 

Simple future tense olumlu cümleler

 

will go to the cinema tonight.

Bu akşam sinemaya gideceğim.

 

He will play tennis tomorrow.

O yarın tenis oynayacak.

 

We will read a book.

Biz kitap okuyacağız.

 

Simple future tense olumsuz cümleler

 

I will not watch TV tonight.

Bu akşam televizyon izlemeyeceğim.

 

We won’t help you. 

Size yardım etmeyeceğiz.

 

They won’t eat desert.

Onlar tatlı yemeyecekler.

 

Simple future tense soru cümleleri

 

İngilizce cümleler yardımcı fiil başa getirilerek soru cümlesi haline gelir.

 

Will you ask him a question?

Ona soru soracak mısın?

 

Will it rain tomorrow?

Yarın yağmur yağacak mı?

 

Will you lock the door?

Kapıyı kitleyecek misin?

 

Simple Future Tense ile Soru Zarflı Cümleler Nasıldır?

 

Gelecek Zaman soru zarflı cümleler aşağıdaki tabloda görüldüğü gibi, önce soru kelimesi, yardımcı fiil, özne, asıl fiil eklenerek kurulur.

 

Soru kelimesiYardımcı fiilÖzneFiil Türkçesi
WhatwillIdohere?Burada ne yapacağım?
Wherewillyougotomorrow?Yarın nereye gideceksin?
Whenwillhetakethe exam?Sınava ne zaman girecek?
Whywillyougoto the party?Partiye neden gideceksiniz?
Howwillwefinda taxi?Nasıl taksi bulacağız?

 

Simple Future Tense ile Soru Zarflı Cümleler

 

When will you send me the e-mail?
Bana e-postayı ne zaman göndereceksin?  

I will send it this evening.
Bu akşam göndereceğim.

How will they join the meeting? 
Toplantıya nasıl katılacaklar? 

They will join online.
Online katılacaklar. 

 

“Simple Future Tense” Nasıl Kullanılır?

 

Simple Future Tense Türkçede de kullandığımız gibi gelecekte gerçekleşecek durumlar için kullanılır. Ancak, bazı durumlarda Türkçeden farklı kullanımları vardır. İngilizcede, gelecek zamanı ifade etmek için, anlamına göre farklı zamanlar kullanılır. Kısaca Simple Future Tense hangi durumlarda kullanılır inceleyelim.

 

“Simple Future Tense”i genellikle şu durumlarda kullanırız;

 

1. Planlanmamış, konuşma esnasında verilen kararlar için:

I’ll get a cup of tea.

Bir bardak çay alacağım.

 

2. Düşünceye veya varsayıma dayalı tahminde bulunurken kullanılır.

I think I’ll be late for dinner. 

Sanırım akşam yemeğine geç kalacağım.

 

3. Gelecekle ilgili bir gerçeklikten bahsederken kullanılır.

The sun will go down at 8 pm. 

Güneş akşam 8’de batacak.

 

 

Dikkat edin! Bazı durumlarda gelecekle ilgili tahminde bulunurken “will” yerine “going to” kalıbı da anlam değişikliği yaratmadan kullanılabilir. Ancak, will ve going to kullanımı arasında bilinmesi gereken farklar vardır. Bu dersimizin başındaki videomuzda gelecek zaman cümlelerinde to be going to kalıbının ve bazen gelecek zaman yerine kullanılan Present Continuous Tense kullanımıyla ilgili çok faydalı açıklamalar bulunmaktadır. Daha detaylı bilgi için sayfamızdan çeşitli kitap ve eğitim seti seçeneklerimizi incelemeyi unutmayın.

 

İngilizce Sözler - İngilizce Güzel, Anlamlı ve Özlü Sözler – Türkçe Anlamları ile



İngilizce Sözler - İngilizce Güzel, Anlamlı ve Özlü Sözler

 

İngilizce Sözler yazımızda sevdiklerinize gönderebileceğiniz güzel, anlamlı ve özlü sözleri Türkçe karşılıkları ile bulabilirsiniz. En popüler İngilizce sözleri seçerek farklı durumlarda kullanabilmeniz için kategorilere ayırdık. Burada yer alan çevirilerin kolayca anlaşılması için gerçekteki anlamalarına en yakın Türkçe anlamları verilmiştir.

Birçok alanda özenle hazırlanmış İngilizce sözler listemizde İngilizce anlamlı sözler, İngilizce komik ve eğlenceli sözler, İngilizce aşk sözleri, İngilizce motivasyon sözleri ve ünlü kişilerin İngilizce sözlerini bulabilirsiniz.

 

İngilizce Anlamlı Sözler

 

Bir konuyla ilgili yazı yazarken alıntı yapabileceğiniz, bir konuşma esnasında, Instagram postunuzda, Twitter sayfanızda ya da sevdiklerinizle mesajlaşırken kullanabileceğiniz İngilizce kısa anlamlı sözler Türkçe açıklamalı için verilebilecek bazı örneklere göz atalım.

 

“No reason to stay is a good reason to go.”
“Kalmak için neden olmaması, gitmek için iyi bir nedendir."

 

“Just because my path is different doesn’t mean I’m lost.”

"Yolumun farklı olması, kaybolduğum anlamına gelmez."

 

 “Hope is the only thing stronger than fear.”

"Umut, korkudan daha güçlü olan tek şeydir."

 

 “A true test of character isn’t how you are on your best days but how you act on your worst days.”

"Gerçek bir karakter testi, en iyi günlerinizde nasıl olduğunuz değil, en kötü günlerinizde nasıl davrandığınızdır."

 

 “Having a soft heart in a cruel world is courage, not weakness.”

"Zalim bir dünyada yumuşak bir kalbe sahip olmak cesarettir, zayıflık değil."

 

“Doubt kills more dreams than failure ever will.”
"Şüphe başarısızlığın öldürebileceğinden çok daha fazla hayal öldürür."

 

 “Life is not about waiting for the storm to pass but learning to dance in the rain.”
"Hayat, fırtınanın geçmesini beklemek değil, yağmurda dans etmeyi öğrenmekle ilgilidir."

 

“A ship in harbor is safe, but that is not what ships are built for.”

"Limandaki bir gemi güvenlidir, ancak gemiler bunun için yapılmaz."

 

 “When you find no solution to a problem, it’s probably not a problem to be solved, but rather a truth to be accepted.”

"Bir soruna çözüm bulamadığınızda, muhtemelen bu çözülmesi gereken bir sorun değil, kabul edilmesi gereken bir gerçektir."

 

“The less you respond to negative people, the more peaceful your life will become.”

"Negatif insanlara ne kadar az tepki verirseniz, hayatınız o kadar huzurlu olur."

 

“The secret to happiness is to never expect anything from anyone, then you will never be disappointed.”

"Mutluluğun sırrı asla kimseden bir şey beklememek, o zaman asla hayal kırıklığına uğramayacaksınız."

 

 “A meaningful silence is always better than a meaningless words.”

"Anlamlı bir sessizlik her zaman anlamsız bir kelimeden daha iyidir."

 

“A good friend knows all your best stories. A best friend has lived them with you.”

“İyi bir arkadaş tüm iyi anılarınızı bilir. En iyi arkadaş onları sizinle yaşar.”

 

“Love the life you live. Live the life you love.”

“Yaşadığın hayatı sev. Sevdiğin hayatı yaşa.”

 

“They can kill the dreamer, but they can never kill the dream.”

“Hayalperesti öldürebilirler ama hayali asla.”

 

 

İngilizce komik ve eğlenceli sözler

 

Arkadaş ortamlarında ve sosyal medya paylaşımlarınızda İngilizce komik ve eğlenceli sözler ile hem İngilizcenizi ilerletip hem de beğeni toplayabilirsiniz.

 

 ‘‘Life is short. Smile while you still have teeth.’’
”Hayat kısa. Henüz dişlerin varken gülümse.”

 

 ‘‘Every weekend I do what I love most, absolutely nothing!’’
‘‘Her hafta sonu en çok sevdiğim şeyi yapıyorum, kesinlikle hiçbir şey!”

 

 ‘‘I am nobody. Nobody is perfect. I am perfect.’’

‘‘Ben hiç kimseyim. Hiç kimse mükemmel değildir. Ben mükemmelim.’’

 

“Before you marry a person, you should first make them use a computer with slow Internet to see who they really are.”

"Bir kişiyle evlenmeden önce, gerçekte kim olduklarını görmek için önce yavaş İnternet'e sahip bir bilgisayar kullanmalarını sağlamalısınız."

 

 “I love being married. It’s so great to find that one special person you want to annoy for the rest of your life.”

“Evli olmayı seviyorum. Ömrünün geri kalanında kızdırmak isteyeceğin o özel kişiyi bulmak çok güzel. "

 

“I walk around like everything’s fine, but deep down, inside my shoe, my sock is sliding off.”

"Her şey yolundaymış gibi dolaşıyorum ama derinlerde, ayakkabımın içinde çorabım kayıyor."

 

“If I’m not back in five minutes, just wait longer.”

"Beş dakika içinde dönmezsem, biraz daha bekleyin."

 

“Knowledge is like underwear. It is useful to have it, but not necessary to show it off.”

“Bilgi iç çamaşırı gibidir. Kullanması yararlıdır, fakat göstermeye gerek yoktur.”

 

“If at first you don’t succeed, destroy all evidence that you tried.”

“Eğer ilk denemenizde başarısız olmuşsanız, denediğiniz tüm delilleri yok edin.”

 

İngilizce Arkadaşlık Sözleri

 

Arkadaşınıza olan sevginizi farklı bir şekilde ifade etmeye ne dersiniz? Arkadaşlık üzerine söylenmiş en güzel sözlerden oluşan ve arkadaşlarınızı kesinlikle mutlu edecek İngilizce arkadaşlık sözleri ve Türkçe anlamları için örnekleri inceleyelim.

 

“A friend is someone who knows all about you and still loves you!”

Bir arkadaş hakkınızda her şeyi bilen ve sizi hala sevendir.

 

“A good friend knows all your best stories. A best friend has lived them with you.”

İyi bir arkadaş tüm iyi anılarınızı bilir. En iyi arkadaş onları sizinle yaşar.

 

“Sometimes being with your best friend is all the therapy you need.”

"Bazen en iyi arkadaşınla olmak ihtiyacın olan tek terapidir."

 

“A friend can tell you things you don’t want to tell yourself.” — Frances Ward Weller

"Bir arkadaş sana kendi kendine söylemek istemediğin şeyleri söyleyebilir." - Frances Ward Weller

 

“My best friend is the one who brings out the best in me.” — Henry Ford

"İçimdeki en iyiyi ortaya çıkaran en iyi arkadaşımdır." - Henry Ford

 

“There are friendships imprinted in our hearts that will never be diminished by time and distance.” — Dodinsky

"Kalplerimizde, zaman ve mesafe ile asla eksilmeyecek dostluklar var." – Dodinsky

 

“A real friend is one who walks in when the rest of the world walks out.” — Walter Winchell

"Gerçek bir arkadaş, dünyanın geri kalanı dışarı çıktığında içeri giren kişidir." - Walter Winchell

 

İngilizce Motivasyon Sözleri

 

Kendimizi veya bir başkasını motive ederken zorlandığımız zamanlar oluyor ve bazen motive olmanın en iyi yollarından biri de bunu bir söz ile pekiştirmektir.  İngilizce motivasyon sözleri, motive olmak için oldukça faydalıdır.

 

“If you can dream it, you can do it.”

“Bir şeyi hayal edebiliyorsan, yapabilirsin.”

 

“The secret of getting ahead is getting started.”

“İleriye gitmenin yolu başlamaktır.”

 

“Work for a cause, not for applause. Live life to express, not to impress.”

Alkış için değil, bir amaç için çalış. İnsanları etkilemek için değil, kendini ifade etmek için yaşa."

 

“Courage is knowing what not to fear.”

"Cesaret neyden korkulmaması gerektiğini bilmektir."

 

 “You have to fight through some bad days to earn the best days of your life.”

“Hayatının en güzel günlerini kazanmak için bazı kötü günlerde savaşmalısın.”

 

“The biggest mistake you could ever make is being too afraid to make one.”

"Yapabileceğin en büyük hata, hata yapmaktan çok korkmaktır."

 

“Sometimes what you’re most afraid of doing is the very thing that will set you free.”

"Bazen yapmaktan en çok korktuğunuz şey sizi özgür bırakacak şeydir."

 

“The way to get started is to quit talking and begin doing.”

“Başlamanın yolu konuşmayı bırakıp yapmaya başlamaktır.”

 

 “Failure is not the opposite of success; it’s part of success.”

“Başarısızlık başarının tam tersi değildir; bu başarının bir parçasıdır.”

 

 

İngilizce Aşk Sözleri

 

Aşkınızı ifade etmek için bazen bir bakış, bazen bir şarkı bazen de sadece seni seviyorum demek yeterli. Ancak, daha önce söylenmiş güzel ve anlamlı  İngilizce aşk sözleri ile de pekâlâ işe yarayabilir. Bazı örneklere göz atalım.

 

“I need you like a heart needs a beat.”

“Sana bir kalbin atmaya ihtiyacı olduğu gibi ihtiyacım var.”

 

 “I love you for all that you are, all that you have been and all that you will be.”

"Seni olduğun her şeyden, olduğun her şeyden ve olacağın her şeyden dolayı seviyorum."

 

“I’ve tried so many times to think of a new way to say it, and it’s still I love you.” —Zelda Fitzgerald

"Bunu söylemenin yeni bir yolunu bulmayı pek çok kez denedim ve bu hâlâ seni seviyorum." —Zelda Fitzgerald

 

 

“I love you and that’s the beginning and end of everything.” —F. Scott Fitzgerald

“Seni seviyorum ve bu her şeyin başlangıcı ve sonu.” -F. Scott Fitzgerald

 

“If you remember me, then I don’t care if everyone else forgets.” —Haruki Murakami

"Beni hatırlarsan, o zaman herkesin unutması umurumda değil." -Haruki Murakami

 

“Love is when you sit beside someone doing nothing, yet you feel perfectly happy.” 

"Aşk, hiçbir şey yapmayan birinin yanına oturduğunuzda, yine de tamamen mutlu hissetmenizdir.">

 

 “You are, and always have been, my dream.”―Nicholas Sparks

"Sen şimdi ve her zaman rüyam oldun." - Nicholas Sparks

 

“Our love is like the wind. I can’t see it, but I can feel it

Aşkımız rüzgar gibidir. Göremiyorum ama hissedebiliyorum.

 

”Loving you never was an option. It was a necessity.” — Truth Devour

“Seni sevmek asla bir seçenek değildi. Bu bir gereklilikti. "

 

 

İngilizce Ünlü Sözleri

 

Dünya çapında tanınmış ünlü isimlere ait anlamlı İngilizce sözler oldukça ilgi çekicidir. Hayran olduğumuz bir ünlü veya kendi alanında önemli başarılar elde etmiş bir kişinin söylediği söz çok değerlidir. Öyleyse, İngilizce ünlü sözler neler, kimler söylemiş, anlamları ile birlikte göz atalım.

 

“To live is the rarest thing in the world. Most people just exist.” – Oscar Wilde

"Yaşamak dünyadaki en nadir şeydir. Çoğu insan sadece var olur. "

 

 “Do what you have to do until you can do what you want.” – Oprah Winfrey

"İstediğini yapana kadar yapman gerekeni yap." -

 

"The way to get started is to quit talking and begin doing." -Walt Disney

 "Başlamanın yolu konuşmayı bırakıp yapmaya başlamaktır."

 

"Your time is limited, so don't waste it living someone else's life. Don't be trapped by dogma – which is living with the results of other people's thinking." -Steve Jobs

"Zamanınız sınırlıdır, bu yüzden başka birinin hayatını yaşayarak boşa harcamayın. Başka insanların düşüncelerinin sonuçlarıyla yaşamak olan dogmaya kapana kısılmayın."

 

"Life is what happens when you're busy making other plans." -John Lennon

"Hayat, başka planlar yapmakla meşgul olduğunuzda olan şeydir."

 

"The greatest glory in living lies not in never falling, but in rising every time we fall." -Nelson Mandela

 "Yaşamanın en büyük ihtişamı asla düşmemekte değil, her düştüğümüzde yükselmektir."

 

"It is during our darkest moments that we must focus to see the light." -Aristotle

"Işığı görmek için odaklanmamız gereken en karanlık anlarımızdır."

 

A friend is someone who gives you total freedom to be yourself. - Jim Morrison

“Dost, sana kendin olma özgürlüğünü tamamen tanıyan kişidir.”

 

Farklı konulara göre listelediğimiz özlü, anlamlı İngilizce Güzel sözler umarız keyifli ve faydalı olmuştur. Daha fazla İngilizce söz için İngilizce Deyimler kitabımıza göz atabilirsiniz. Ayrıca, İngilizceyi temelden öğrenmek veya sadece geliştirmek için çeşitli eğitim seti, kitap veya online kursları sayfamızdan inceleyebilirsiniz.

İngilizcede Simple Past Tense (İngilizce Geçmiş Zaman) Detaylı Konu Anlatımı



İngilizcede Simple Past Tense (İngilizce Geçmiş Zaman) Detaylı Konu Anlatımı

 

İngilizcede Simple Past Tense (Geçmiş Zaman), adından da anlaşılacağı gibi geçmişten bahsederken kullanılır. Günlük hayatta en sık karşılaşacağınız tenslerden bir tanesidir. Dolayısıyla, doğru bir şekilde öğrenmek önemlidir. Simple Past Tense hangi geçmiş zaman anlatımlarında kullanılır? Kısaca hangi durumda kullanıldığını anladıktan sonra örnekleri inceleyelim.

 

 

Simple Past Tense nedir?

 

Simple Past Tense, Türkçe karşılığı ile Geçmiş Zaman, geçmişte belirli bir zaman içerisinde başlamış ve artık sonlanmış olan eylemleri veya durumları anlatmak amacıyla kullanılan bir tenstir. 

 

Örnek,

Yesterday, I played tennis.

Dün tenis oynadım.

 

 

Bu örnek cümlede de görüldüğü gibi tenis oynama eylemi dün gerçekleşmiş ve bitmiştir. Daha fazla örnek cümle ile anlama netlik kazandırmadan önce Simple Past Tense ile cümle yapılarına göz atalım.

 

Olumlu cümleOlumsuz cümleSoru cümlesi
I played. (Ben oynadım.)I did not play. (Ben oynamadım.)Did I play? (Ben oynadım mı?)
You played. (Sen oynadın.)You did not play. (Sen oynamadın.)Did you play? (Sen oynadın mı?)
He/She/It played. (O oynadı.)He/She/It did not play. (O oynamadı.)Did he/she/it play? (O oynadı mı?)
We played. (Biz oynadık.)We did not play. (Biz oynamadık.)Did we play? (Biz oynadık mı?)
You played. (Siz oynadınız.)You did not play. (Siz oynamadınız.)Did you play? (Siz oynadınız mı?)
They played. (Onlar oynadılar.)They did not play. (Onlar oynamadılar.)Did they play? (Onlar oynadılar mı?)

 


  

Tablodaki örnek cümlede görüldüğü gibi Simple Past Tense cümle yapısı oluşturmak için sırasıyla aşağıdaki formüller takip edilir:

 

Olumlu Cümle: Özne + Yüklem (3. hâli) + Nesne

I + played + tennis.

 

Olumsuz Cümle: Özne + Did + Not + Yüklem (1. hâli) + Nesne

I +did not (didn’t) + play + tennis.

 

Soru Cümlesi: Did + Özne + Yüklem (1. hâli) + Nesne?

Did + I + play + tennis?

 

Birçok fiil sonuna –ed eki getirilerek geçmiş zaman haline sokulur. Ancak, birçok düzensiz fiil de vardır. Bunlar her hangi bir kurala uymaz ve ezberlememiz gerekir. Sık kullanılan düzensiz fiillerin geçmiş zaman halini bir tabloda inceleyelim.

 

Base form

Past tense

be
begin
break
bring
buy
build
choose
come
cost
cut
do
draw
drive
eat
feel
find
get
give
go
have
hear
hold
keep
know
leave
lead
let
lie
lose
make
mean
meet
pay
put
run
say
sell
send
set
sit
speak
spend
stand
take
teach
tell
think
understand
wear
win
write

was/were
began
broke
brought
bought
built
chose
came
cost
cut
did
drew
drove
ate
felt
found
got
gave
went
had
heard
held
kept
knew
left
led
let
lay
lost
made
meant
met
paid
put
ran
said
sold
sent
set
sat
spoke
spent
stood
took
taught
told
thought
understood
wore
won
wrote



Kullanım Yerleri

 

Bu Tense'in kullanıldığı durumları çoğunlukla 3 grupta toplayabiliriz.
 

1. Geçmiş zamanda kesin belirli bir tarihte yapılan eylemlerde

I met Sarah last Saturday.
Geçen cumartesi Sarah ile buluştum.

 

Did you go to school yesterday?
Dün okula gittin mi?

 

2. Geçmiş zamanda bir süre devam eden eylemlerde

I lived in Italy for five years.
İtalya’da beş sene yaşadım.

 

They watched tv all night.
Bütün gece televizyon izlediler. 

 

3. Geçmiş zamana ait alışkanlıklarda

She played the guitar.
Gitar çalardı.

 

I studied French when I was a child.
Çocukken Fransızca okudum.



İngilizcede Geçmiş Zamanı (Simple Past Tense) kısaca özetledik. Sık sık tekrar etmeyi ve düzensiz fiilleri ezberlemeyi unutmayın. Aşağıdaki İngilizcede Zamanlar Videomuzdan Geçmiş Zaman konusunu (00:49'dan başlayarak) kısaca tekrar edebilirsiniz. İngilizceyi daha detaylı öğrenmek için eğitim setlerimizi, online kursumuzu ve diğer dil öğrenim yayınlarımızı sayfamızdan inceleyebilirsiniz.



Almanca Fiil Çekimleri



Almanca Fiil Çekimleri

 

Fiiller sözlükte mastar halinde bulunur. Almancada fiillerin mastar halleri –en (arbeiten-çalışmak) ya da –n (wandern-gezmek) ekleri ile biterler. Eğer mastarın son eki atılırsa, geriye fiilin kökü kalır - arbeit-, wander-. Fiil kökü her bir kişi zamiri için farklı bir son ek alır.

 

Şimdi bu fiillerin Geniş/Şimdiki Zamanda (Präsens) çekimlerine bakalım.

 

 arbeiten – arbeit-en  (çalışmak)Türkçesi
ich arbeiteBen çalışırım/çalışıyorum.
du arbeitestSen çalışırsın/çalışıyorsun.
er/sie/es arbeitetO çalışır/çalışıyor.
wir arbeitenBiz çalışırız/çalışıyoruz.
ihr arbeitetSiz çalışırsınız/çalışıyorsunuz.
Sie arbeitenOnlar çalışırlar/çalışıyorlar.

 

wandern– wander-n  (gezmek)Türkçesi
ich wandereBen gezerim/geziyorum.
du wanderstSen gezersin/geziyorsun.
er/sie/es wandertO gezer/geziyor.
wir wandernBiz gezeriz/geziyorsunuz.
ihr wandertSiz gezersiniz/geziyorsunuz.
Sie wandernOnlar gezerler/geziyorlar.

 

Almancada Düzensiz Fiiller

 

Bazı fiil çekimleri düzensizdir. Bunları ezberlememiz gerekir. Örneğin, Almancada en sık kullanılan sein (olmak) ve haben (sahip olmak) fiilleri.

sein (olmak)haben (sahip olmak)
ich binich habe
du bistdu hast
er/sie/es ister/sie/es hat
wir sindwir haben
ihr seidihr habt
Sie sindSie haben

 

Almancayı daha detaylı öğrenmek için eğitim setleri, kitaplar ve online kurs seçeneklerimiz için yayınlar sayfamızı incelemeyi unutmayın.