İngilizcede Past Perfect Tense Nedir, Nasıl Kullanılır: Detaylı Konu Anlatımı



İngilizcede Past Perfect Tense geçmiş zamandan bahsederken kullanılan tenslerden bir tanesidir. Günlük hayatta diğer geçmiş fiil zamanlarına göre seyrek de kullanılsa doğru kullanımını kavramak oldukça önemlidir. Öncelikle, bu zamanın tam olarak Türkçe karşılığı olmadığını belirtmekte fayda var. Peki öyleyse, Past Perfect Tense hangi geçmiş zaman anlatımlarında kullanılır? Hep birlikte önce Past Perfect Tense nedir anladıktan sonra nasıl kullanıldığını örneklerle birlikte inceleyelim.

 

Past Perfect Tense nedir?

 

Past Perfect, geçmişte yaşanmış ve bitmiş olaylardan bahsederken kullanılır. Past Perfect, Türkçeye tam olarak çevrilemeyen bir kalıp olsa da –miş’li geçmiş zaman anlamı taşımaktadır.

 

Past perfect tense cümlelerde yapılan iş kesinlikle bitmiş olmalıdır. Dolayısıyla, cümleye basit geçmiş zamanda (Simple Past) gerçekleşen bir eylem ile başlanırsa, bu olaydan önce gerçekleşen bir durumu anlatmak için Past Perfect kullanılır.

 

Örnek:

 

I didn't go to the film. I had seen it already.
(Filme gitmedim. Daha önce görmüştüm.)

 

Bu örnek cümlede de görüldüğü gibi filmi seyretmiş olma eylemi önce gerçekleşmiştir. Önce geçmiş zamanda gerçekleşen eylem yani Simple Past ile cümle başlıyor. (Filme gitmedim.) Sonrasında ise, bu durumdan da önce gerçekleşen olay Past Perfect ile ifade ediliyor. (Daha önce görmüştüm.)

 

Daha fazla örnek cümle ile anlama netlik kazandırmadan önce Past Perfect Tense ile cümle yapılarına göz atalım.

 

Olumlu CümleOlumsuz CümleSoru Cümlesi
I had played. (Ben oynamıştım.)I had not played. (Ben oynamamıştım.)Had I played? (Ben oynamış mıydım?)
You had played. (Sen oynamıştın.)You had not played. (Sen oynamamıştın.)Had you played? (Sen oynamış mıydın?)
He/She/It had played. (O oynamıştı.)He/She/It had not played. (O oynamamıştı.)Had he/she/it played? (O oynamış mıydı?)
We had played. (Biz oynamıştık.)We had not played. (Biz oynamamıştık.)Had we played? (Biz oynamış mıydık?)
You had played. (Siz oynamıştınız.)You had not played. (Sen oynamamıştın.)Had you played? (Siz oynamış mıydınız?)
They had played. (Onlar oynamışlardı.)They had not played. (Onlar oynamamıştı.)Had they played? (Onlar oynamışlar mıydı?)

 

Tablodaki örnek cümlede görüldüğü gibi Past Perfect Cümle yapısı oluşturmak için sırasıyla aşağıdaki formüller takip edilir:

 

Olumlu Cümle: Özne + Had + Yüklem (3. hâli) + Nesne

 

I + had + played + football.

 

Olumsuz Cümle: Özne + Had + Not + Yüklem (3. hâli) + Nesne

 

I +had not (hadn't) + played + football.

 

Soru Cümlesi: Had + Özne + Yüklem (3. hâli) + Nesne?

 

Had + I + played + football?

 

Kullanım Yerleri

 

Şimdi Past Perfect Tense’in kullanım yerlerine bakalım. Past Perfect Tense geçmişte ard arda gerçekleşen iki olaydan önce olanı anlatırken, geçmişte belirli bir eylem veya zamandan önceki süreci anlatırken, yapmayı planladığımız veya ümit ettiğimiz ancak yapamadığımız eylemleri anlatmak için kullanırız.

 

Geçmişte arda arda gerçekleşen iki olaydan önce olanı anlatırken

 

 

She had waved goodbye before she left. (Gitmeden önce el sallamıştı.)

 

Yukarıdaki cümlede eylemlerin oluş sırasına bakalım.

 

Birinci eylem: She had waved goodbye.

 

İkinci eylem: She left.

 

El sallama eylemi gitmeden önce gerçekleşmiştir.

 

Diğer örnekler:

 

We went shopping after we had finished work. (İşi bitirdikten sonra alışverişe gitmiştik.)

 

Ryan went to the party to see Carolin but she had left. (Ryan Carolin’i görmek için partiye gitti ama o gitmişti.)

 

They were broke, they had spent all their money. (Onlar beş parasızdı, tüm paralarını harcamışlardı.)

 

Geçmişte belirli bir eylem veya zamandan önceki süreci anlatırken

 

By the time I graduated, I had lived in Milan for over four years. (Mezun olduğumda, dört yılı aşkın süredir Milano'da yaşamış durumdaydım.)

 

She had been a doctor for 25 years when she got retired. (O emekli olduğunda 25 yıllık doktordu.)

 

We had known her for 10 years before she passed away. (O vefat ettiğinde onu 10 yıldır tanıyorduk.)

 

Geçmişte planlamış ama yapılmamış eylemleri anlatırken

 

I wanted ask a question to the teacher but she had already left. (Öğretmene soru sormak istedim ama çoktan gitmişti.

 

I had wanted to buy a pair of shoes but the store was closed. (Bir çift ayakkabı almak istemiştim ama dükkan kapalıydı.)

 

He hadn't scored high in the exam. (Sınavdan yüksek puan almamıştı.)

 

Umarız Past Perfect konusu daha net bir şekilde anlaşılmıştır. Daha detaylı bilgi edinmek ve pratik yapmak için FONO Yayınları sitemizden İngilizce kitap ve kurslarımızı inceleyebilirsiniz.

Yorumunuzu bırakın
Yorumlar
23.03.2021 20:57
Çok iyi